Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Gizlilik Politikası

0
Fitnessandbeast
Fitnessandbeast

Bu gizlilik politikası ile  fitnessandbeast.com/ (Gizlilik politikasında “Fitnessandbeast.com” olarak anılacaktır) üzerinden kullanıcıların Fitnessandbeast.com’da bulunan kişisel bilgilerinin kullanımı ve korunması düzenlenmektedir.

Kullanıcıların kişisel bilgileri, adı – soyadı, doğum tarihi, telefon numarası, e-posta adresi, T.C kimlik numarası gibi kullanıcıyı doğrudan ya da dolaylı olarak tanımlamaya yönelik her türlü kişisel bilgi olup, bu gizlilik politikasında “kişisel bilgiler” olarak anılacaktır.

Fitnessandbeast.com kullanıcılarının kişisel bilgileri, bu gizlilik politikası ile belirlenen esas ve kapsam haricinde hiçbir şekilde kullanılmayacak ve ancak kullanıcının açık rızası ile üçüncü kişilerle paylaşılacaktır.

Fitnessandbeast.com, kişisel bilgilerin ve Fitnessandbeast.com kullanıcılarının gerçekleştirmiş olduğu işlem bilgilerinin güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için gerekli önlemleri almaktadır. Fitnessandbeast.com bu amaçla, başka programlar kullanabilir. Ancak, Fitnessandbeast.com tarafından gerekli bilgi güvenliği önlemlerinin almasına karşın internet sitesine ve/veya sisteme yapılan saldırılar sonucunda kişisel bilgilerin zarar görmesi veya üçüncü kişilerin eline geçmesi durumunda, Fitnessandbeast.com bu nedenle herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır.

Bir kullanıcının, bir başka kullanıcının bilgilerine ulaşması ve bu bilgileri değiştirmesi mümkün değildir. Kullanıcının kişisel bilgileri, Fitnessandbeast.com haricinde yalnızca kullanıcı tarafından ulaşılabilir ve bu bilgiler ancak kullanıcı tarafından güncellenebilir. Kullanıcının talebi ile kişisel bilgiler Fitnessandbeast.com tarafından da güncellenebilecektir.

Fitnessandbeast.com, kişisel bilgileri ölçümleme çalışmaları, reklam, tanıtım, pazarlama ile sair iletişim faaliyetleri amacıyla kullanabileceği ve Grup Şirketleri ile iş ortaklarıyla paylaşabileceği gibi Fitnessandbeast.com tarafından sunulan hizmet kalitesinin arttırılması ve site faaliyetlerinin daha iyi şekilde yürütülmesi amacıyla da kayıt altına alınabilir ve kullanabilir.

İdari kurumlar ve adli kurumlar tarafından gelen talepler ve bildirimler doğrultusunda kişisel bilgiler, Gizlilik Politikasına uygun olarak adli ve idari kurumlar ile paylaşılabilir.

Kullanıcının kişisel bilgileri; gerçekleştirilen işlemlerde gerekli görülmesi halinde, sürecin hızlandırılması ve kullanıcılar arasındaki iletişimi sağlamak amacıyla işleme dahil olan diğer kullanıcı ile paylaşılabilir.

Fitnessandbeast.com, internet sayfasını kullanan kullanıcıların istatistiksel bilgilerini, teknik bir iletişim dosyasını kullanarak elde edebilir. Kullanıcılar isterse, bu dosyayı engellemeye yönelik tarayıcı ayarlarını değiştirebilirler.

Fitnessandbeast.com internet sitesini ziyaret eden her kullanıcı, Fitnessandbeast.com gizlilik politikası hükümlerini kabul etmiş sayılacaktır.

17-Alfa Alkillenmiş Anabolik Androjenik Steroidler

0
17-Alfa Alkillenmiş Anabolik Androjenik Steroidler
17-Alfa Alkillenmiş Anabolik Androjenik Steroidler

 

Geçen »yazı dizimde DHT’lerden bahsetmiştim. DHT beş ana AAS grubundan biri idi. Bu yazı dizimde ise gene ana sınıflandırmanın ana başlıklarından biri olan 17-alfa alkillenmiş AAS’lerden ayrıntılı olarak bahsetmek istiyorum.

Daha önce de belirtmiş olduğum gibi bir testosteron molekülü, DHT molekülü ya da nandrolon molekülü farketmez, bunların hepsi alkillenmiş olabilir ve bu alkillenme olayı bazı temel özellikleri değiştirdiğinden ayrı bir sınıfa konulmayı haketmektedir.

17 alfa alkillenmesinin temel nedeni moleküllerin ağızdan hap olarak alındıklarından karaciğerde ilk etapta yıkılmalarını engellemektir.

Kısaca alt sınıflandırma yapmak istersek:

  • 17-alfa alkillenmiş DHT’ler: Oksimetolon, oksandrolon, stanozolol

  • 17-alfa alkillenmiş testosteronlar: Methandienon,klorodehidrometiltestosteron, fluoksimeteron

  • 17-alfa alkillenmiş nandrolonlar: Etilestrenol ve miboleron

Şimdi tek tek inceleyelim bu steroidleri…

 

OKSİMETOLON – ANADROL – ANAPOLON

Anabolik
Anadrol

Popüler ticari isimleri Anadrol ya da Anapolon’dur. İlk başta anemisi, kemik erimesi ve kas yıkımı ile giden hastalığı olan insanları tedavi etmek için üretilmiştir.

Daha sonra steroid yapıda olmayan ‘epoetin alfa’ molekülü keşfedilince, yan etkilerinin azlığından dolayı, dirençli anemi ve kemik erimesi hastalarında Anadrol’a tercih edilmiştir.

Bununla birlikte Anadrol hala kilo kaybı yaratan değişik kronik hastaların tedavisinde kullanılmaktadır. Kilo alışını arttıran, güç kazandıran ve kırmızı kan hücrelerini çoğaltan bir moleküldür.

Anadrol DHT türevi bir hormondur. Aynı zamanda 17-alfa alkillenmiştir. 17.karbon atomunun alkillenmesi sayesinde karaciğerde yıkılımı engellenmiş olur. Ağızdan alınan AAS’ların çoğu da aynı gerekçe ile alkillenmiş durumdadır.

Anadrol genellikle 50 mg’lık tabletler halinde piyasadadır ve en güçlü androjenik AAS’lerden biridir.

Özellikle kullanımına başlanıldıktan sonraki ilk 3 haftada hacim artışı yüksek olmaktadır. İlk 2 haftada 8 kg’ye kadar hacim artışı olabilmektedir, bu daha çok kaslarda su toplanmasına bağlıdır.

İşin ilginç tarafı androjenik reseptörlere bağlanması oldukça zayıf olmasına rağmen, protein sentezindeki artışı tetikleyerek bu etkiyi ortaya çıkarmaktadır.

Bu nedenden dolayı atletler ve vücut geliştiriciler arasında yaygındır. Aynı zamanda su tutucu etkisi fazla olduğundan bu da kasların iri gözükmesine katkıda bulunur.

17-alfa alkillenmiş olduğundan en ciddi yan etkisi karaciğere toksik olmasıdır. Uzun dönem kullanılması hepatit, karaciğer kanseri ve siroz’a yol açabilmektedir.

Bu molekül DHT olduğundan aromatize olamaz, yani östrojene çevrilemez ve yapısal olarak progestine benzerliği de yoktur (progestin benzeri steroidlerin östrojenik yan etkileri olabiliyordu).

Tüm bunlara rağmen tuhaf bir biçimde östrojenik yan etkileri mevcuttur.

Bazı yayınlara göre bu etki molekülün östrojene çevrilmeden direkt olarak östrojen reseptörlerine bağlanmasından kaynaklanmaktadır.

Aynı şekilde androjenik reseptörlere de kuvvetli bağlantısının olmadığını ifade etmiştik.

Özet olarak bu hormon reseptör düzeyinde aktif olmasa da bir şekilde androjenik ve östrojenik güce sahiptir.

Su tutma, jinekomasti ve hipertansif yan etkileri östrojenik etkisine bağlıdır ( bu bir test sorusu olsa ve aşağıdakilerden hangi DHT en fazla östrojenik aktivitiye sahiptir denilse doğru şık şüphesiz oksimetolon olacaktır!).

Reseptör düzeyinde aktif olmamasının şöyle bir yararı vardı ki: bulking kombinasyonlarında diğer kullanılan steroidlerle reseptör düzeyinde yarışmayacaklardır, yani kombine kürlerde diğer steroidlerin etkisini azaltmadan rahatlıkla kullanılabilir.

Östrojenik yan etkilerin bir aromataz inhibitörü olan Letrozole ile azalması da ilginç bir anekdottur.

Doğal testosteron üretimini baskıladığından dolayı takviye testosteron ile beraber kullanılması uygundur.

Anadrolun kuvvetli karaciğer toksik etkisi nedeni ile kürlerdeki kullanım süresi 6 haftadır. Hatta çoğu sporcu bu süreyi 4 hafta ile sınırlandırmıştır.

Her programda farklılık gösterse de genellikle günlük 50-100 mg arası kullanılmaktadır. Ülkemizde Anapolon ismi altında 50 mg’lık tablet olarak değişik hematolojik hastalıklarda kullanılması endikasyonu ile satılmaktadır.

 

OKSANDROLON – ANAVAR

Anabolik
Anavar

Ticari ismi Anavar’dır. En önemli özelliği yan etkilerinin oldukça düşük düzeyde olmasıdır ve spor dünyasında bu açıdan popülerdir.

Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da güvenle kullanılabilir. Piyasadaki en pahalı AAS’lerdendir. DHT türevidir, bundan farkı kimyasal A-halkası’ndaki karbon-2 yerine oksijen eklenmesidir ve bu sayede anabolik etkisi arttırılmış olmuştur.

Aynı zamanda metabolik olarak yıkılımı da azalmıştır. DHT’den ikinci farkı ise 17. karbonuna metil grubu eklenmiş olmasıdır ki bu diğer bir ifade ile alkillenmiş olduğu anlamına gelir. Bu sayede oral yoldan kullanımı mümkün olmuştur.

Anavar’ın da bir takım medikal kullanım alanları vardır. Özellikle ameliyat ya da infeksiyona bağlı kaşeksi durumlarında kilo aldırmak ve uzun süre kortikosteroid tedavisi alanlarda kemik erimesini (osteoporoz) engellemek için kullanılmaktadır.

Anavar’ın anabolik etkisi testosterona göre 3-6 kat daha fazladır. Anabolik oranı 322-630 arasında değişmektedir ( daha önce de bahsettiğim gibi testesteronda anabolik oran 100 ve androjenik oran 100 olarak kabul edilir).

Fakat gerçek yaşama aynı biçimde aksetmez ve de en kuvvetli ‘bulking’ AAS’ler arasında anılmaz, hatta zayıf olarak kabul edilir. ‘Cutting’ evresindeki anabolik gücü ve atletik performansı arttırmadaki özelliği ise önemlidir. Androjenik açıdan zayıf olması nedeni ile kadınlar arasında da oldukça popülerdir.

Anavar’ın özellikle şu özellikleri önem taşımaktadır:

  • Kas içindeki nitrojen retansiyonunu arttırması ve böylece katabolik durumu anabolik faza çevirmesi.

  • SHBG (sex hormone binding globulin) azaltması ve bu sayede dolaşımdaki serbest testosteron ve kombine kullanılan diğer AAS’leri arttırması.

  • Glukokortikoid hormonunu inhibe etmesi ( bu hormona bağlı tüm zararlı etkileri tersine çevirir).

  • Kırmızı kan hücresi sayımını arttırması ve bu sayede kas dayanıklılığında artış sağlaması.

Direk olarak çok kuvvetli yağ yakıcı etkiye sahip olması (bir önceki yazımda incelediğim DHT molekülleri de bu açıdan oldukça faydalı idi, oksandrolon da 17-alfa alkillenmiş olsa bile bir DHT ve ruhunu kaybetmemiş ).

Anavar aromatize olmadığından östrojene dönüşmez ve östrojenvari yan etkiler olan yüksek kan basıncı ve jinekomastiye neden olmaz.

Çok kuvvetli bir androjenik steroid olmasa da androjenik etkileri mevcuttur. Özellikle genetik duyarlılığa sahip bireylerde kellik, akne oluşumu ve vücut kıllanması görülebilir.

Anavar’ın lipid profili üzerindeki etkisi ise belirgindir. HDL’de düşme ve LDL’de yükselme görülür. Kolesterol sorunu olanlar bu ilacı kullanmamalıdırlar.

Diğer bireyler ise diyetlerine dikkat etmeli ve kardiyo egzersizlerini ihmal etmemelidirler.

Tüm AAS’ler doğal testosteron üretimini baskılamaktadır fakat Anavar’da bu durum minimum düzeyde görülmektedir. Gene de çoğu birey dışarıdan testosteron takviyesi almak zorundadır.

Aslında bu durum biraz da kişinin doğal testosteron üretim kapasitesi ile ilgilidir. Yapılan çalışmalarda doğal testosteron üretiminin tamamının değil yüzde 50’sinin baskılandığı tespit edilmiştir.

Bu yüzde 50 testosteron seviyesi ile hayatlarını normal ritminde idame ettiren sporcular mevcuttur.

Anavar kürü bittikten sonraki dönemde ise doğal testosteron düzeyi hemen yerine gelmez ve zamana ihtiyaç vardır.

Bu zaman zarfında Nolvadex veya Clomid gibi seçici östrojen reseptör düzenleyicileri (SERM) ya da HCG kullanımı fayda sağlamaktadır. PCT döneminin ana mantığı da budur zaten.

17-alfa alkillenmiş molekül olduğundan karaciğere zarar verme potansiyeline sahiptir. Karaciğer enzimlerini yükseltmektedir.

Gene de tüm alfa alkillenmiş ajanlar arasında karaciğere en az zarar veren moleküldür. Anavar kullanımını 8 hafta ile sınırlamak ve karaciğer enzimleri normalleşene dek bir daha 17 alfa alkilleyici ajan kullanmamak lazımdır.

Aynı zamanda Anavar ve diğer 17-alfa alkilleyici ajanları kullanırken karaciğer detoksifiye edici molekülleri beraberinde kullanmak oldukça fayda sağlayıcı bir yöntemdir.

Günlük 20-30 mg Anavar’ın 6-8 haftalık kullanımı oldukça yaygındır. Günlük 50-60 mg’da faydalarla beraber yan etkiler de artış göstermektedir.

Anavar bulunması nispeten zor ve ‘black market’ fiyatları bile oldukça pahalı olan bir moleküldür.

 

METHANDROSTENELON – DİANABOL – D-BOL

Anabolik
Dianabol

En popüler ticari ismi Dianabol ya da D-bol olan bu molekül tüm zamanların en popüler oral steroididir. Tedavi amaçlı kullanılmasından ziyade özel olarak atletler için üretilmiştir.

Bu steroidin hikayesi taa ABD-SSCB olimpiyat çekişmesine kadar dayanmaktadır.

ABD bu molekülü SSCB’ye karşı olimpiyatlarda üstünlük sağlamak için özel olarak ürettirmiştir ve de başarılı olmuşlardır. 1958 senesinde Ciba Pharma firması tarafından Dr.Ziegler’in yardımı ile piyasaya sürülmüştür.

Bu ilaç üretilirken ki amaç hızlı etkili ve düşük androjenik etkili ama anabolik gücü kuvvetli bir testosteron yaratmak idi.

İlaç piyasaya sürüldükten sonra FDA Ciba şirketi’ne ilacın medikal tedavi olarak da kullanılabilir olması için baskı yaptı ve de nihayet kemik erimesi (osteoporoz) açısından kullanılabilen medikal tedavi listesine eklendi.

Baskılardan bıkan Ciba firması 1983’te ilacı üretmeye son verdi fakat bu steroid yer altı laboratuvarlarında üretilmeye devam etti.

Bunların fitness’taki jargonu ‘black market’ idir. Üretimi durmuş olan çoğu steroid hala temin edilebiliyorsa bu ‘black market’ sayesindedir.

Bunların detaylı kontrolleri yapılamadığından ‘black market’ta olup da ismi temiz olan ve istikrarlı bir üretim ağına sahip olan markalar tercih edilmelidir.

Dianabol 1. Ve 2. karbon atomlarına çift bağ eklenmiş olan bir testosteron molekülüdür.

Bu ufak değişim hormonun androjenik yan etkilerini azaltmak içindir. 17. karbon pozisyonunda ise metil grubu taşımaktadır ve bu sayede ağızdan alındığında parçalanmaktan kurtulmaktadır.

17. karbon pozisyonunda metil taşıdığı için 17-alfa alkilleyici molekül olarak kabul görmektedir. Görüldüğü üzere AAS incelemelerini dikkatlice okursanız her olayın bir nedeni bulunmaktadır. Hiçbir ekleme ya da modifikasyon boşuna yapılmamaktadır.

Dianabol’un eklenen çift bağlar sayesinde androjenik etkisi 40-60 olarak kabul görür. Anabolik etkisi ise tamdır, yani 100’dür.

Testosteron molekülünde ise daha önce defalarca ifade ettiğim üzere bu oran 100/100 idi, yani anabolik etki 100 ve androjenik etkisi de 100. Testosteron molekülü bu şekilde bir referans noktasıdır.

Dianabol; Anapolon ve Anavar gibi 17-alfa alkilleyici olsa da 17-alfa alkilleyici testosterondur. Oysa ilk başta bahsettiğim diğer 2 molekül 17-alfa alkilleyici DHT idi.

Bu her zaman akılda tutulmalıdır. Diğer iki molekül DHT olduğundan özellikle ‘cutting’ fazda yağ yakıcı ya da performans arttırıcı olarak önem kazanmışken Dianabol ‘bulking’ olayında da önemli bir moleküldür.

Dianabol anabolik etkisini protein sentezini arttırarak, nitrojen retansiyonu sağlayarak ve glikojenolizis ile yaratmaktadır.

Kasların %16’sı nitrojenden oluşmaktadır ve daha fazla nitrojen retansiyonu olduğunda daha anabolik ortam sağlanmış olur. Nitrojen eksikliğinde kaslar katabolik faza girmektedirler.

Dianabol’un sinerjistik etkisi oldukça iyidir, beraber kullanıldığı tüm moleküllerin etkisini arttırmaktadır. Etkileri ise hızlı ve dramatiktir.

Birkaç hafta içinde 9-10 kg’lık kas kütle artışları sağlayabilmektedir. Bununla birlikte hızlı bir güç artışı da sağlamaktadır. Kütledeki hızlı artış nedeni ile atletler tarafından çok tercih edilmezler, Anavar veya Winstrol bu insanlar için daha uygundur.

Yan etki profili açısından incelersek testesteron bazlı bir molekül olduğundan ne yazık ki aromataz ile etkileşime girip östrojene dönüşebilir.

Jinekomasti ve su tutup ödem yapıcı etkileri belirgindir. Bu etkiler nedeni ile dianabol’un yanında anti-östrojen ilaçlar kullanmak gereklidir.

Bunlar ya SERM grubuna ait Nolvadex ( tamoxifen içerir) ya da aromataz inhibitörü (AI) olan Femara ( letrozol içerir) tarzı ilaçlardır.

AI grubu ilaçlar daha etkilidir fakat sıkıntı şudur ki lipid profilini kötü etkilerler. Zaten Dianabol da lipid profilini olumsuz etkilediğinden ikisini birlikte kullanmak kolesterol açısından oldukça risklidir.

Dianabol kuvvetli androjenik olmasa da gene de bir takım androjenik yan etkiler görülebilir.

5-alfa reduktaz enzimi tarafından methandrostenelon dihidromethandrostenelon’a dönüştüğünden ve androjenik etkiler daha çok methandrostenelona bağlı oluştuğundan Finasterid çok işe yaramaz.

Kadınlarda da virilizasyon semptomlarını arttırmaktadırlar (ses kalınlaşması, vücut kıllanmasında artış ve klitoriste büyüme).

Dianabol ile HDL (faydalı kolesterol) anlamlı olarak azalırken, LDL (zararlı kolesterol) anlamlı olarak artmaktadır. Hele ki AI ile beraber kullanıldıklarında bu etki çok daha şiddetli olmaktadır.

Bu molekül doğal testosteron üretimini de anlamlı olarak baskılamaktadır, dışarıdan testosteron ile birlikte kullanılması önem taşımaktadır.

Kür bittikten sonra oluşan boşuk döneminde de PCT mutlaka başlanmalıdır. PCT için SERM’ler (Nolvadex veya Clomid) ile beraber sıklıkla HCG de kullanılır.

Bu sayede boşluk dönemi oluşması engellenir ve doğal testosteron üretimi hızlıca sağlanmış olur.

17-alfa alkillenmiş bir steroid olduğundan hepatotoksik etkiye sahiptir. Toksik etkisi orta derecededir.

Karaciğer enzimlerini mutlaka yükseltecektir ve her yükselme vakası da karaciğere zararı göstermez, potansiyel zararı da ortaya koyuyor olabilir.

Hasarı engellemk için kullanımını 6 haftada kısıtlamak mantıklıdır.

Tekrar 17-alfa alkillenmiş bir ajan başlamak için de gene 6 ilaçsız hafta geçmesi gerekmektedir.

Dianabol çoğu insanda günlük 15 mg dozu ile anlamlı değişiklikler oluşturabilir. Günlük 20-25 mg, 30-35 mg kullananlar da vardır. Hatta tecrübeli bazı vücut geliştiricilerin günlük 50 mg’a çıktıkları da görülmüştür.

Fakat her çıkılan doz beraberindeki yan etkileri de çok arttıracaktır, bunu da her zaman akılda tutmak gerekir. Bulunması nispeten kolay ve ucuz bir moleküldür.

 

STANOZOLOL – WİNSTROL

Winstrol
Winstrol

En popüler ticari ismi Winstrol olan bu molekül 1950’li yıllarda piyasaya sürülmüştür.

Spor camiasında oldukça iyi bilinir. Son dönemde yaşanan birçok sporcu skandalları ile ününü oldukça arttırmıştır. 1988 yaz olimpiyatlarında rekorlar kıran Ben Johnson bu ilaç nedeni ile ihraç edilmiştir.

Bizim ülkemizdeki haltercilerin de doping testlerinde de ne yazık ki bu madde tespit edilmiş olduğundan, cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmışızdır.

Bu molekül esasen kütle artışı yapmadan gücü ve dayanıklılığı arttırdığı için özellikle atletler tarafından tercih edilmektedir.

Medikal açıdan ise osteoporoz, obezite, büyüme geriliği ve anjioödem tedavilerinde kullanılabilir. Moleküler olarak DHT türevidir ve yapılan iki değişiklikle DHT’den farklılaşmıştır.

İlk değişiklik hormonun A-halkası’na pirazol grubunun eklenmesi ve heterosiklik bir molekül yaratılmış olması, ikincisi ise 17. karbona metil grubu eklenmesidir.

İlk olay sayesinde androjenik etkiler azaltılmış anabolik etkiler arttırılmıştır. Hatta anabolik/androjenik durum 320/20 olarak tespit edilmiştir.

İkinci olay ise hepinizin artık bildiği gibi ağızdan alındığında parçalanmasının engellenmesidir, zaten bu nedenden dolayı 17-alfa alkilleyici DHT sınıfına girmişti.

Winstrol seks hormon bağlayıcı globulini yüzde 50 gibi yüksek oranda düşürür ve dolaşımdaki serbest testosteron oranını yükseltmiş olur.

Beraberinde kullanılan testosteronun kandaki serbest dolaşan formunu da arttırmış olur. Protein sentezini kuvvetli biçimde arttırır ve nitrojen retansiyonunu sağlar.

Kırmızı kan hücresi (RBC) sayısını arttırır ve glukokortikoidleri inhibe eder. Winstrol hem oral hem de enjeksiyon olarak kullanılabilen bir steroiddir.

İşin ilginç kısmı her iki moleküler çeşidi de 17-alfa alkillenmiştir. Enjeksiyon formu Winstrol Depot olarak adlandırılır.

Bu molekül özellikle sporcularda gücü ve hızı arttırmak için kullanılır, bunu yaparken de kas hacmini göze sokacak düzeyde çok fazla arttırmaz.

Bazı yayınlarda tendonlara zarar verebileceği söylenmişse de aksini iddia eden yayınlar da mevcuttur.

Eklem ağrılarına yol açabilir fakat bu molekülün düşük doz nandrolon ile beraber kullanımı sporcular arasında oldukça yaygın bir kürdür ve de nandrolon ile beraber kullanıldığında eklem ağrıları ortaya çıkmaz.

Atletlerin yanı sıra vücut geliştiricilerin bu molekülü kullanması özellikle oldukça ‘lean’ (lean yağsız kası simgeler) olduklarında faydalıdır.

Kıvrımların belirgin, kasların sıkı ve sert olmasını sağlar. Diyet yapıldığında (definasyon dönemi) güç azalmasının Winstrol sayesinde önemli ölçüde engellendiği ortaya konulmuştur.

Yan etkilerine gelecek olursak; DHT yapısında olduğundan aromatize olmaz ve östrojenik bir yan etkisi yoktur.

Bu şu anlama gelir ki jinekomasti ve su tutulumu yapmaz, su tutulumuna bağlı gelişebilecek hipertansiyon ortaya çıkmaz.

Androjenik yan etkiler özellikle genetik olarak yatkın insanlarda olasıdır.

Erkeklerde saç dökülmesi ve akne, kadınlarda ise virilizasyon semptomları yaratabilir.

Lipit profili üzerinde ise HDL düşürerek ve LDL yükselterek etki yapar, bu konuda oldukça dikkatli olunmalıdır.

Vücudun doğal testosteron üretimini baskılar, bu nedenle beraberinde dışarıdan testosteron ile birlikte kullanılması gereklidir.

Daha önce defalarca bahsetmiş olduğum PCT de kür sonrası ihmal edilmemelidir.

17-alfa alkillenmiş olduğundan hepatotoksiktir, karaciğere zarar verme gücü Anavar’dan daha fazla Dianabol’dan daha azdır. Tabiki bu durumlar yüksek dozlarda daha belirgindir.

Karaciğer enzim yükselmesi mutlaka görülür fakat her karaciğer enzim yükselmesi de direkt hasarı göstermez, daha çok karaciğer üzerine olan baskıyı ifade eder.

Hem oral hem de enjeksiyon formu hepatotoksiktir. Kullanım süresi 6-8 hafta ile sınırlanmalı ve de kullanım sırasında kesinlikle alkol tüketilmemelidir.

Kür sonrası da en az 6-8 hafta herhangi bir 17-alfa alkillenmiş molekül kullanılmamalıdır.

En sık kullanılan kullanım dozları ise oral yoldan kullanılacaksa günde 25 mg, enjeksiyon formu kullanılacaksa günaşırı 50 mg’dır.

 

FLUOKSİMESTERON – HALOTESTİN

Halotestin
Halotestin

Ticari ismi Halotestin’dir. 1950’li yıllarda Upjohn firması tarafından piyasaya sürülmüş oldukça kuvvetli bir AAS’tır.

İlk zamanlarda kas yıkımı, kemik kırığı, malnütrisyon, erkeklerdeki androjen eksikliği tedavilerinde kullanılmıştır.

Uzun süre kortizona maruz kalan hastalarda,paraplejide, meme kanserinde ve hatta yanık hastalarında dahi kullanılmıştır.

Bu steroid piyasadaki en güçlü ve en hızlı etki edenler arasında yer alır.

Kullanım oranı aynı paralellikte değildir. Esasen güçlü anabolik etkisine rağmen kütle arttıcı etkisi yoktur.

Saf güç artışı açısından muazzam etkilidir. ‘Cutting’ kürlerinde kullanılabilir. Özellikle vücut geliştiriciler yarışma öncesi son bir iki hafta içinde faydalanabilirler.

Fluoksimesteron testosterondan daha doğrusu metiltestosterondan türemiş bir moleküldür.

Ağızdan alınması mümkün olsun diye 17.karbon atomuna metil grup eklenmiştir.

Bu da 17-alfa alkillenmiş bir testosteron olduğu anlamına gelir. Aynı zamanda 3. ve 9. karbonlarda flor grubu, 11.karbonda hidroksil grubu taşımaktadır.

Bu değişiklikler molekülün aromatize olmasını engeller ve androjenik doğasını arttırır.

Halotestin‘in androjenik aktivitesi metiltestosteronun çok ötesindedir. Yapısal olarak androjenik/anabolik oranı 1900/850’dir.

Bu rakamlar inanılmaz yüksek görülebilir lakin kandırıcıdır zira anabolik etkisi pratikte sıfıra yakındır.

Bu molekül herhangi bir anabolik etkiye dönüşmez ve asıl etkisini androjenik yoldan ortaya koyar.

Halotestin kırmızı kan hücrelerini, hemoglobin ve hematokrit düzeylerini en fazla arttıran steroidlerdendir.

Bu özelliği gücü arttırmadaki muazzam etkisine yardımcı olur. Halotestin aynı zamanda çok güçlü yağ yakıcı özelliğe sahiptir. Karaciğerdeki yağ asidi oksidasyonu üzerinde rol oynar.

Bu steroid esasen güç ve agresyon artışı sağlamaktadır. Sporcuların agresif özelliğini arttırır ve patlayıcı bir güce büründürür. Sinirli bir karaktere büründürse de, kişilik özelliklerini etkilemez.

Haltercilerde, güce dayalı spor yapan atletlerde ve hemen yarışma öncesi dövüş sporcularında popülerdir.

Sporcular müsabaka öncesindeki birkaç haftalık periyotlarda kullandıklarında, elde edilen güç diğer steroidlere göre çok daha fazladır.

Kas hacminde artış yapmaz. Bu steroid spesifik nedenlerle kısa süreli kullanılan bir moleküldür.

Testosteron yapısında olmasına rağmen aromatize olmaz ve jinekomasti ile su tutma etkisi bu hormonda görülmez.

Yan etkileri esasen androjenik gücünün fazla olmasından kaynaklanır ve de finasteride isimli 5 alfa reduktaz enziminden fayda görür. Kadınlarda ileri derecede virilizasyon semptomları yaratır.

Lipit profilini olumsuz olarak etkiler. Doğal testosteron salınımını ileri derecede azaltır. Steroidi kestikten sonraki dönemde PCT verilmelidir. 17-alfa alkilleyici ajan olduğundan karaciğere toksik etki göstermektedir.

Halotestin kesinlikle 4 haftadan daha uzun bir süre kullanılmamalıdır, zaten sporcular tarafından müsabaka öncesindeki son 2 hafta tercih edilmektedir.

Günlük 10-40 mg doz aralığında kullanılmaktadır. Esasen günde 10 mg kullanılsa da 20 mg’ın daha etkili olduğu belirtilmektedir.

Tüm bu dozları tolere edenler 40 mg’a çıkabilmektedir fakat bu dozun çok yıkıcı yan etkileri olabilir. Yemeklerle birlikte alınması emilimini azaltmaktadır.

Çoğu oral AAS gibi aç karnına alınmalıdır. Halotestin ‘black market’te bile bulunması zor olan bir moleküldür.

 

KLORODEHİDROMETİLTESTOSTERON – TURİNABOL

Turinabol
Turinabol

Ticari ismi Turinabol‘dur. 1962’de Doğu Almanya’da Jenapharm firması tarafından üretilmiştir.

1974-89 yılları arasında Doğu Alman sporcular tarafından olimpiyat yarışmalarında kullanılmıştır. O zaman zarfında doping testlerinde dahi tespit edilmiyordu.

Doğu Alman doping skandalı patlak verdikten sonra firma 1994 senesinde bu molekülün üretimine son verdi ve o tarihten itibaren ancak ‘black market’ ten temin edilebiliyor.

Bu molekül methandrostenelondan (dianabol) türemiştir ve testosteron temelli bir moleküldür.

Dianabol da hatırlayacğınız gibi testosteron temelli idi. Dianabol 1. ve 2. karbon atomlarına çift bağ eklenmiş olan bir testosteron hormonudur.

Bu çift bağ eklenmesinin nedeni anabolik açıdan daha güçlü olmasını sağlamak içindir. 4.karbon atomuna ise klor gurbu eklenmiştir ve amaç aromatize olmasını engellemek, androjenik etkisini azaltmaktır.

Son olarak da ağızdan alımını sağlamak için 17.karbon atomuna eklenmiş olan metil grubudur. Zaten bu nedenden dolayı 17-alfa alkillenmiş gruba dahildir.

Turinabol çoğu AAS gibi protein sentezine ve nitrojen retansiyonuna olumlu etki eder, kırmızı kan hücre sayısını arttırır.

Tüm bu etkileri ılımlıdır. Fakat bu hormonu asıl değerli kılan seks hormonu bağlayıcı globulini (SHBG) anlamlı derecede azaltma yeteneğidir. Serbest testosteron miktarını arttırmış olur.

Bu sayede beraberinde kullanılan diğer moleküllerin etkisini de etkili ölçüde arttırmış olur, sinerjistik etkisi iyi olduğu anlamına gelir.

Kas dayanıklılığını ve gücü arttırdığı için atletler açısından çok popüler bir moleküldür.

Kas hacminde artış isteyen vücut geliştiriciler için kütle artışı sağlamaz. Dianabol gibi büyüme sağlamaz ya da Deca Durabolin gibi kas hacminde çok artış sağlamaz, etkisi daha ılımlıdır.

Fakat gene de aromatize olmadığından saf kas hacmine katkıda bulunur, sağlam bir görüntü verir. SHBG azaltma etkisi sayesinde örneğin Deca ile beraber kullanıldığında etkisini çok fazla arttırır.

Cutting evresinde de çok tercih edilmez zira Winstrol ya da Masteron ile kıyaslandığında sunduğu sertlik daha azdır.

Bu molekül yağsız kas dokusunu korumada ve dayanıklılığın arttırılmasında özellikle faydalıdır.
Turinabol’un etkileri ılımlı demiştik, yan etki bakımından da en ılımlı AAS’lerdendir. Aromatize olmadığından östrojenik yan etkiler olan jinekomasti ve su tutulumu yapmaz.

Androjenik yan etkileri de oldukça azdır yalnızca genetik açıdan duyarlı bireylerde saç dökülmesini hızlandırabilir.

En olumsuz yan etkisi kardiyovasküler açıdandır. HDL’yi anlamlı ölçüde azaltırken LDL’yi arttırır.

Doğal testosteron üretimini baskılayacağından dışarıdan takviye testosteron ile beraber kullanılmalıdır. PCT uygulamak da elzemdir.

17-alfa alkilleyici ajan olduğundan ileri derecede olmasa da karaciğere toksik etkiye sahiptir.

Günlük doz aralığı 15-25 mg olsa da 40 mg’a kadar çıkanlar da olmuştur. Kürler 6-8 hafta sürmektedir, 8 hafta geçilmemelidir.

6-8 haftalık kullanım sonrası gene herhangi bir 17-alfa alkillenmiş molekül 8 hafta boyunca kullanılmamalıdır.

 

MİBOLERON – NANDROLON

Cheque Drops - Mibolerone
Cheque Drops – Mibolerone

Nandrolon orijinli bu hormon esasen 1960’lı yıllarda veterinerler için piyasaya sürülmüştür.

Piyasa ismi Cheque Drops idir. Üretim amacı dişi köpeklerdeki menstrüel döngüyü bozarak hamile kalmalarını engellemekti.

Üretilmiş olan en kuvvetli AAS’lardan biridir ve ‘black market’te dahi bulunması çok zordur. Özellikle kafes dövüşçüleri müsabaka öncesi kullanarak inanılmaz bir güç elde ederler.

Nandrolon molekülünün 7. ve 17. karbonlarına metil gurubu eklenmesi ile elde edilmiştir.

7.karbona eklenen metil grubu hormonun androjenik özelliğini arttırmak ve 5-alfa reduktaz enzimi ile etkileşime girmesini azaltmak içindir.

17.karbona eklenme nedeni ise oral olarak alınmasını sağlamak içindir.

Testosterona kıyasla 5.9 kat daha anabolik ve 2.5 kat daha androjeniktir.

Esasen pratikte anabolik etkisi görülmez fakat androjenik etki açıdan çok güçlüdür.

Yarı ömrü 3 saattir ve etkisi öyle güçlüdür ki miligram olarak değil mikrogram olarak alınır. Müsabakalardan 30-40 dakika önce alınır.

Aromataz etkileşimi çok güçlüdür ve aynı zamanda güçlü bir progestindir. Fakat uzun süreli kullanımı olmadığından östrojenik etkileri pek görülmez.

Asıl kullanım faydası inanılmaz agresyon artışıdır. Bu özellikle dövüşçülere müsabaka sırasında avantaj sağlar.
Yan etkileri de oldukça ciddidir.

Östrojenik, androjenik, lipid profili, testosteron baskılanması ve karaciğer üzerine güçlü yan etkileri mevcuttur.

Müsabakadan 30-40 dakika önce 200-300 mikrogram alınmaktadır. 500 mikrograma kadar alanlar da vardır.’Black market’ta bulunması oldukça zordur.

 

ETİLESTRENOL – ORABOLİN

Orabolin
Orabolin

Ticari ismi Orabolin olan bu molekül 17-alfa alkillenmiş olan bir nandrolondur. Piyasada şu an için ‘black market’ dahil bulunmamaktadır.

Bir sonraki yazımda AAS ana başlığı altında yer alan saf testosteron moleküllerinden bahsedeceğim. Bol sağlıklı ve spor dolu günler dileğim ile…

En İyi Yağ Yakıcı Steroidler | Faydaları ve Zaraları

0
Yağ Yakıcı Steroidler
Yağ Yakıcı Steroidler

 

Androjen Anabolik Steroid Dosyası – 3 – En İyi Yağ Yakıcı Steroidler  

 

 

 

En sonki yazımda »AAS ana sınıflamalarını ve bazı genel özellikleri yazmıştım. Şimdi ise daha detaylı tek tek steroid odaklı incelemeye DHT molekülleri ile başlamak istiyorum.

17-alfa alkillenmiş DHT’ler hatırlayacağınız gibi farklı bir sınıfa giriyor olduğundan onları bu yazıda değil, ilgili sınıfı anlatacağım yazıda irdeleyeceğim.

DHT molekülü daha önce de bahsettiğim gibi testosterondan 5-alfa reduktaz enzimi ile oluşmaktadır. Androjenik etkileri anabolik etkilerine göre ağır basmaktadır.

En faydalı androjenik etki yağ yakmaya yönelik lipolitik etki olduğundan bu moleküller özellikle ‘cutting’ fazda kullanılmaktadır. Bu arada ‘cutting‘ evresininin ne anlama geldiğini açıklamak istiyorum.

Sporcular için 2 kür evresi vardır, birincisi ‘bulking‘ ve ikincisi ‘cutting‘ tir. İlki kas hacmini arttırmaya yöneliktir, kısaca irileşmeyi sağlar.

İkincisi ise estetik olarak parçalı kas ve ince kıvrımları ortaya çıkarmaya yöneliktir, kasın ortaya çıkması aynı zamanda vücut yağ oranının azalmasına bağlı olduğundan bu dönemde yağdan ve karbonhidrattan fakir bir diyet uygulamak önem arz eder.

 

Bulking Kürü

Bulking‘ kürü ise diyet açısından temiz ‘bulking’ ve kirli ‘bulking’ olarak ikiye ayrılmaktadır. Temiz ‘bulking’ te kullanılan karbonhidratlar daha titiz seçilir ve özellikle glisemik indeksi düşük olan kompleks karbonhidratlar seçilmektedir.

Kirli ‘bulking’te ise protein oranı yüksek besinleri tüketirken seçicilik yoktur. AAS incelerken ‘cutting’ ve ‘bulking’ terimlerini çok iyi bilmek gerekir, zira kimi molekül ‘cutting’ evresi için faydalı iken, diğer AAS’ler ‘bulking’ için önem arz etmektedir. Olayın temel terimleri iyice hazmedilip öğrenilirse okuyacağınız makalelerden de maksimum verim alırsınız.

Şimdi daha önceki yazımda bahsetmiş olduğum DHT moleküllerine bir göz atacak olursak:

 

Drostanolon propiyonat – Masteron

 

Yağ yakıcı steroidler
Masteron

Masteron ticari ismi adı altında satılan bu molekülün karbon 2 pozisyonunda ‘metil’ vardır. Eklenen ‘metil’ sayesinde bu molekül iskelet kasındaki 3-OH steroid dehidrojenaz enzimi ile parçalanmaktan kurtulur.

Bu özellik aynı zamanda hormonun anabolik özelliğini arttırmaktadır. Drostanolon enanthate formu da vardır fakat oldukça seyrek bulunur.

Enanthat formunun özelliği uzun etkili olması nedeni ile 2 haftada bir vurulabilme esnekliğidir. Bu hormon kuvvetli anti-östrojeniktir ve meme kanseri tedavisinde dahi kullanılmaktadır.

Masteron ve tamoxifen ikilisi ameliyat şansı olmayan postmenapozal hastalarda kullanılmaktadır. Masteron kürde kullanıldığında sporcuya anti-östrojen tedavi kullanma ihtiyacını azaltır. ‘Cutting’ fazda kullanıldığında kas sertleştirici etki sağlar.

Anabolik ve androjenik etkisi zayıf olsa da aslında tam olarak doğru değildir zira androjen reseptörlerine bağlanma olarak testosterondan 5 kat fazla etkiye sahiptir.

Genel olarak yağ kaybı da sağladığından sıkı ve sert bir görüntü sağlar. Tüm AAS metabolik hızı arttırsa da DHT moleküllerinin ayrıca direk yağ yakmasını uyarıcı etkileri vardır.

Anabolik açıdan saf kas kütlesinde artış açısından zayıftır, kas kaybı durumlarında da tedavi olarak kullanılmaz.

Atletler arasında ‘cutting’ fazda popülerdir. Bunun yanısıra gücü arttırır. Kas hacmi artışına ihtiyaç duymayan ama güçlü olmak isteyen atletlerde oldukça faydalıdır.

Maksimum fayda için kişinin yağ oranı düşük olmalıdır. Vücut geliştiriciler de hemen yarışma öncesinde kullanırlarsa vücuttaki son kalan yağları da bu molekülle yok etmiş olurlar. Fiziksel görünümü sert kılar. Vücut yağ oranı yüzde 10’un üzerinde olanlarda bu etkiler görülmez.

Kısaca özetlersek gücü arttırır, yağı yakar fakat kas kütlesini arttırmaz. ‘Bulking’ de kullanılırsa, kullanılma nedeni yağ yakıcı ve anti-östrojenik etkilerindendir. Yan etkisi nispeten azdır.

Östrojene aromatize olmadığından jinekomasti ve su tutulumu görülmez. Androjenik yan etkiler olan kellik, vücut kıllarında artış ve akne görülür.

Lipid profili üzerinde anlamlı bir etkisi vardır. LDL artışı ve HDL’de azalma görülür fakat bu etki 17-alfa alkillenmiş olan moleküllere göre daha azdır.

Bununla birlikte testosteron ve nandrolon gruplarına göre daha belirgindir.

Doğal testosteron üretimini ise belirgin olarak baskılar, bu nedenden dolayı Masteron ile beraber dışarıdan testosteron verilmesi elzemdir.

Testesteron aromataz enzimi ile östrojene dönüşeceğinden ‘cutting’ evresinde verilmesi gereken testosteron dozu kontrollü olmalıdır.

Haftalık 100-200 mg gibi düşük testosteron miktarı kontrolü sağlamada yeterli olacaktır.

Masteron tedavisi kesildiğinde vücudun doğal testosteron üretiminin normal düzeyine gelmesi zaman alacağından PCT gereklidir. Bu molekülün karaciğer üzerine ise toksik etkisi bulunmamaktadır.

Masteron’un oral formu yoktur ve enjeksiyon olarak kullanılmaktadır. Haftalık dozu 300-400 mg arasında değişmektedir.

Propiyonat formu kısa yarı ömürlü olduğundan günaşırı 100 mg enjeksiyon mantıklıdır. Genel kural olmasa da 6-8 haftalık bir kür programı kullanılmaktadır.

 

Metenelon – Primobolan

Yağ yakıcı steroidler
Primobolan

Metenelon Ticari ismi Primobolan’dır. Nispeten güvenli bir molekül olarak kabul görür. Bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.

Prematur bebeklerde, kemik erimesinde ve kas yıkıcı hastalıklarda medikal tedavi olarak kullanılmaktadır.

Arnold Schwarzenegger de zamanında kullandığını ifade ederek bu steroidin popülerliğini arttırmıştır. Virilizasyon etkisi az olduğundan kadınlar arasında da yaygındır. (virilizasyon
etkisi az olan diğer ilaç Anavar’dır)

Primobolan‘ın asetat ve enantat ester formları vardır. Asetat esteri olan ağız yolu ile kullanılırken enantat ester formu enjeksiyon olarak kullanılır.

Asetat ester eklenmesi sayesinde karaciğerde yıkılmaktan kurtulur. Bu molekül de bir DHT’dir, karbon 1 ve 2 atomlarında çift bağ vardır ve bu durum anabolik etkisini arttırır. 1-metil grup eklenmiştir ve bu da karaciğerdeki yıkılmayı azaltmaktadır.

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi hem oral hem de enjeksiyon formu vardır. Oral formu 17-alfa alkillenmesine sahip olmadığından karaciğere toksik değildir.

Özellikle ‘cutting’ faz açısından faydalı bir moleküldür. Nitrojen retansiyonunu arttırarak kastaki yıkımı engeller. Androjen reseptörüne kuvvetli bağlanarak lipolizi uyarır.

Bağışıklık sistemini olumlu yönde etkiler. Anadrol ya da Deca gibi kas hacminde artış yapmaz. Aromatize olmadığından östrojenik yan etkileri yoktur. Androjenik yan etkileri mevcuttur. Bunlar kellik, akne ve vücutta kıllanmadır. Özellikle lipid profili üzerine olumsuz etkisi vardır. LDL artar ve HDL düşer.

Bu kötü etkisi trenbolon, nandrolon ve testosterona kıyasla daha belirgindir. Hepatit yan etkisi yoktur.

Oral alınan formu hem tedavi hem de performans açısından günlük 50-150 mg’dır. Enjeksiyon dozları ise değişik programlarda haftalık 200-500 mg olarak kullanılır.

Primobolan’ın klasik 8 haftalık kürleri meşhurdur. Ülkemizde Rimobolan 100 mg/ml 1×1 ml ampul formu olarak eczanelerde bulunmaktadır.

 

Mesterelon – Proviron’dur

Yağ yakıcı steroidler
Proviron

Mesterelon
Ticari ismi Proviron’dur. Masteron ve Primobolan gibi DHT’ler gibi ‘cutting’ fazda faydalıdır. Büyük hacimli kas yapmaz.

Karbona eklenen metil grubu karaciğerde parçalanmayı engeller. 17-alfa alkile değildir. Ana molekül olan testosteron için anabolik androjenik oran 100/100 demiştik. Bu referans noktasından yola çıkarsak bu oran Proviron için 100-150/ 30-40 idir. Ama pratiğe böyle yansımaz.

Halotestin’de de aynı durum söz konusudur. Güçlü anabolik olarak gözükseler de vücutta bu etkilerini gösteremezler.

Mesterelon  açısından bunun nedeni vücutta ‘diol’ metabolitine dönüşmesidir ve de ‘diol’un anabolik etkisi oldukça kısıtlıdır.

Bu molekülün aynı zamanda aromataz enzimine bağlanma ve bu enzimi engelleme özelliği vardır. Yani bir nevi aromataz inhibitörleri olan tamoxifen ya da nolvadex tarzı bir etkiye sahiptirler.

Mesterelon androjen reseptörüne çok kuvvetli bağlanır. Yağ yakıcı etkisi çok belirgindir. Gonadotropinleri baskılaması diğer AAS’lere kıyasla oldukça azdır.

Özellikle ‘cutting’ fazda kullanılır ve kas sertleştirici etkiye sahiptir. Aynı zamanda diğer steroidlerin bu etkisini de arttırmaktadır. Anti-östrojenik etkisi sayesinde daha az su tutulumu olur ve anti-östrojen kullanma ihtiyacı azalır.

Dolaşımdaki serbest testosteron miktarını arttırır. Bu durum AAS kullanımı sırasında oluşan düşük testosteron oranı açısından faydalıdır.

Özellikle birden çok AAS içeren ve kullanılan testosteron dozunun düşük olduğu ‘cycle’larda fayda göstermektedir. Bu molekülün yan etki profili oldukça düşüktür, fakat kadınlarda yüksek virilizasyon etkisi nedeni ile önerilmez.

Hem östrojenik değildir hem de doğasında progestin olmadığından östrojenik bir potansiyel de taşımaz. Jinekomasti ve su tutulumuna yol açmaz. Su tutulumuna bağlı oluşabilecek yüksek tansiyon da görülmez.

Androjenik yan etkileri ise genetik olarak kelliğe yatkın olanlarda kellik, akneye müsait yağlı cildi olanlarda akne ve vücutta yüksek düzeyde kıllanmadır.

Anavar ve Primobolan’ın kadınlardaki virilizasyon (kıllanma) etkisi çok daha azdır ve bu 2 molekül kadın sporcularda tercih edilmektedir.

Proviron’un muhtemelen en ciddi yan etkisi lipit profili üzerinedir. HDL düzeyini yüzde 30 oranında azaltabilirken LDL düzeyini de yüzde 60 oranında arttırabilmektedir.

Yüksek kolesterol seviyesine sahip olan bireyler kesinlikle bu kolesterolden uzak durmalıdır.

Normalde tüm AAS belli bir seviyeye kadar vücudun doğal testosteron düzeyini azaltmaktadır.

Bu molekül ise testosteronu minimum etkilemektedir. Hatta günlük 150 mg doza kadar testosteron baskılanması yok denecek kadar azdır.

Bu etkisi sayesinde Proviron dışarıdan testosteron takviyesi olmadan da kullanılabilir.

Oral yoldan kullanılan bir molekül olmasına rağmen 17-alfa alkillenmiş olmadığından ötürü hepatotoksik değildir.

Performans açısından Proviron kullananlar için günlük 50-150 mg doz yaygındır.

Bazı sporcular faydalı etkilerinin 100 mg’dan sonra başladığını iddia etmektedir. Proviron diğer tüm AAS ile birlikte rahatlıkla kullanılabilir.

Özellikle ‘cutting’ evresinde Anavar, Primobolan, Winstrol ve Masteron ile beraber kullanılabilir ve bu moleküllerin androjenik etkilerini arttırır. Normalde 8-12 hafta kullanılır.

Fakat bazı sporcular cycle’larının son 6 haftasına ekleyerek iyi sonuçlara ulaştıklarını ifade etmişlerdir.

Bir sonraki yazımda testosteron moleküllerini ayrıntılı olarak anlatacağım…

 

Steroid Türleri | En Kapsamlı Steroid Rehberi

0
Steroid
Steroid Türleri Ana Sınıflandırma

 

 

Steroid Türleri Nelerdir?

Bir önceki yazımda Androjen Anabolik Steroidler (AAS) ile ilgili genel bilgiler verip, kullanım alanları ve zararlarından bahsetmiştim.

Bu yazımda ise piyasada bulunan AAS’lerin ana hatları ile sınıflandırılması ve örneklemeler üzerinde duracağım.

AAS moleküler yapı açısından beş ana sınıfa ayrılmaktadır:

  • Direk testosteron türevleri

  • Dihidrotestosteron (DHT) türevleri

  • 19-nortestesteron türevleri- diğer ismi nandrolon

  • 17 alfa alkillenmiş testesteron, DHT ve nandrolon

  • 17 alfa etinile&vinile testosteron türevleri- etiniltestosteron (etisteron) ve viniltestosteron türevleri

 

Testosteron Nedir?

Testosteron
Testosteron

Bir testosteron molekülü 19 karbon 28 hidrojen ve 2 oksijen atomundan oluşmaktadır.

Testosteronun anabolik ve androjenik etkileri dengededir. Numaralandırılırsa 100/100 olarak kabul edilip referans ana değer olarak görülebilir.

Testosteron ile ilgili en önemli olumsuz nokta aromataz enzimi ile östrojene dönüşme durumu ve buna bağlı olarak ortaya çıkan yan etkilerdir.

Aynı zamanda vücudun doğal testosteron üretimi de dışarıdan verilen testosteron nedeni ile düşeceği için post-cycle therapy (PCT) özellikle önem taşır.

Zira kür sonrası dışarıdan verilen testosteron artık olmayacağı ve vücudun kendi üretimi de bir süreliğine noksan olacağı için bu zaman zarfında vücut bu hormondan mahrum kalır ve erkeklerde dişilik özellikleri ortaya çıkar, aynı zamanda kür sırasında kazanılan kas gelişimi de kaybedilir.

 

DHT Nedir?

Steroid Türleri
Dht

DHT (dihidrotestosteron) ise 5-alfa redüktaz enzimi ile testosterondan oluşur. DHT oluşan yerler prostat bezi, testisler, deri, saç folikülleri, karaciğer ve beyindir.

DHT testosterona kıyasla androjen reseptörleri üzerinde daha etkilidir. Kan dolaşımında serbest ve total DHT testosteronun 1/10’u iken; prostat bezi gibi 5-alfa redüktaz enziminin kuvvetli olduğu dokularda 10 kat fazladır.

DHT testosterondan farklı olarak 3-alfahidroksisteroid dehidrojenaz enzimi ile çok zayıf bir androjen olan 3-alfa androstanediole çevrilir.

Bu özellikle kas, yağ dokusu ve karaciğerde olmaktadır. DHT aynı zamanda dışarıdan verildiğinde çok zayıf bir anabolik ajandır.

DHT testosterondan farklı olarak aromataz enzimi ile östrojene dönüştürülemez.

DHT kürlerde anabolizan etkisinin zayıf olması nedeni ile tek başına pek tercih edilmez, testosteron ile kombine olarak kullanılır.

Testosteronun erkeklerde ortaya çıkarabileceği dişilik özelliklerini engeller, dengeler.

 

Nandrolon Nedir?

Steroid türleri nelerdir
Nandrolon

Nandrolon ise insan vücudunda doğal olarak çok az miktarlarda bulunabilen bir moleküldür.

Tabiki kürlerde verilen nandrolon ise sentetiktir. Yapı olarak testosterona çok benzer ve kas gelişimi üzerine etkileri vardır.

Nandrolon dekanoat ve fenilpropiyonat gibi ester formları medikal tedavi olarak da kullanılabilir. Kullanıldıkları hastalıklar anemi, AIDS’e bağlı tükenme sendromu, kaşeksi ve osteoporozdur.

Ağızdan hap olarak alınamazlar, kas içine enjeksiyon şeklinde kullanılabilirler. Bu şekilde verildiklerinde depo oluştururlar ve yavaş yavaş salınırlar yani uzun bir etki süreleri vardır.

Nandrolon esterleri ön ilaçtır ve bir kere dolaşıma girdiklerinde hızlıca nandrolona hidrolize olurlar.

Bu molekül 5-alfa redüktaz tarafından DHT’ye çevrilmez, tam tersi zayıf bir androjenik olan dihidroandrolona dönüştürülür.

17-alfa karbon alkilasyon olmaması nandrolonun potansiyel hepatotoksik etkisini azaltır.

Aromataz enzim ile etkileşim sonucu ortaya çıkan östrojenik yan etkiler de, enzim ile etkileşmenin zayıf olmasından dolayı oldukça azdır.

Bunun yanı sıra yüksek nandrolon dozlarında azalmış libido ve jinekomasti görülebilir.

Gene yüksek dozlarda görülebilen erektil disfonksiyon ve kardiyovasküler anormallikler de negatif feedback’e bağlı LH azalması nedeni iledir.

Nandrolonun anabolik etkisi androjenik etkisine göre oldukça fazladır. Aslında nandrolon benzeri AAS’ler ve gene nandrolon türevi olan trenbolon tüm AAS’ler arasında en kuvvetli anabolik etkiye sahip olanlardır.

 

17 Alfa Alkillenmiş Steroid Türleri

17-alfa alkillenmiş olanlar ise alkil gruba sahip olan sentetik AAS’lerdir. Alkil grup spesifik olarak metil ya da etildir.

Birçok diğer AAS’nin aksine ağız yolu ile kullanılabilirler, kas içinden kullanılmaları şart değildir.

Fakat en büyük sıkıntıları karaciğer açısından oldukça tehlikeli olmalarıdır, hepatotoksik etkileri çok yüksektir ve bu durum da kullanımlarını sınırlar. 17-alfa alkillenmiş olan moleküller testosteron, DHT ve nandrolon türevi olabilir (ilk 3 grubun tamamı da alkillenmiş olabilir).

Son gruptaki etiniltestosteron ise aslen testosterondan üretilmiş ve anabolik etkiye sahip bir progestindir. Günümüzde tercih edilmemektedir. Vinil testosteron ise yapılan araştırmalar sonucunda ticari bir isim altında piyasaya sürülmemiştir.

Bu 5 ana grubu genel özellikleri ile inceledik. Şimdi de piyasada mevcut olan formların ana başlıklarına bakalım. Spor ile ilgilenenlerin tükettiği AAS’ler ağızdan alınanlar ve kas içine enjekte edilenler olmak üzere iki ana sınıfa ayrılır.

 

Ağızdan alınan major Steroid Türleri

  • Oksimetolon- DHT’dir fakat 17-alfa alkillenmiş DHT’dir. En bilinen ticari isimleri Anadrol ve Anapolon‘dur.

  • Oksandrolon- 17-alfa alkillenmiş DHT‘dir. Ticari ismi Anavar‘dır.

  • Methandienon- 17-alfa alkillenmiş testosterondur. Ticari ismi Dianabol ya da D-Bol‘dür.

  • Fluoksimesteron- 17-alfa alkillenmiş testosterondur. Ticari ismi Halotestin‘dir.

  • Metenolon asetat- DHT’dir. Ticari ismi Primobolan‘dır.

  • Mesterolon- DHT’dir. Ticari ismi Proviron‘dur.

  • Stanozolol- 17-alfa alkillenmiş DHT’dir. Ticari ismi Winstrol‘dür.

  • Testesteron undekanoat- testosteron esteridir. Ticari ismi Andriol‘dür. Bizim ülkemizde ise Virigen ismi altında satılır.

  • Klorodehidrometiltestosteron- Methandienon türevidir (methandienon da 17-alfa alkillenmiş testesteron idi). Ticari ismi Turinabol‘dur.

  • Etilestrenol- 17-alfa alkillenmiş nandrolondur. Ticari ismi Orabolin‘dir.

  • Miboleron- 17-alfa alkillenmiş nandrolondur. Ticari ismi Cheque Drops ve Matenon‘dur.

 

Kas İçine Enjekte Edilen Steroidler

  • Nandrolon dekanoat- nandrolon esteridir. Ticari ismi Deca Durabolin‘dir.

  • Nandrolon fenilpropionat- nandrolon esteridir. Ticari ismi Durabolin ve Activin‘dir.

  • Trenbolon asetat- nandrolon türevidir. Ticari ismi Finaplix ve Revalor‘dur.

  • Trenbolon enanthat- nandrolon türevidir. Ticari ismi Trebalon‘dur.

  • Trenbolon hekzahidrobenzilkarbonat- nandrolon türevidir. Ticari ismi Parabolan‘dır.

  • Drostanolon propionat- DHT türevi olan bir esterdir. Ticari ismi Masteron‘dur.

  • Metenolon enanthat- DHT türevi olan bir esterdir. Ticari isimleri Primobolan Depot ve Nibal injection‘dur. Ülkemizde Rimobolan ismi altında satılır.

  • Stanozolol– 17-alfa alkillenmiş DHT‘dir. Ticari ismi Winstrol Depot‘dur. 2012 senesinde kasım ayında İsrail’de düzenlenen Avrupa 23 Yaş Altı Halter Şampiyonası’nda 5 Türk sporcunun testlerinde doping kapsamına giren ‘Stanozolol’ maddesi bulunmuştu. Umarım yakın zamanda karaciğer yetmezliği nedeni ile yoğun bakımda tedavi gören Naim Süleymanoğlu’nun hastalığı Stanozolol’a bağlı değildir).

  • Boldenon undesiklonat- testesteron türevidir. Ticari ismi Equipoise‘dir.

  • Testosteron karışımı dört esterli- Testosteron’un propionat, fenilpropionat, isokaproat ve kaproat esterlerinden oluşur.Ticari ismi Omnadren‘dir.

  • Testesteron karışımı dört esterli- Testesteron’un propionat, fenilpropionat, isokaproat ve dekanoat esterlerinden oluşur. Ticari ismi Sustanon‘dur.

  • Testosteron propionat- Testosteron esteridir. En popüler ticari isimleri Agrovirin, Masenate, Testoviron, Testover P, Testosteron P

  • Testosteron cypionat- Testosteron esteridir. Ticari ismi Depo Testosteron‘dur.

  • Testosteron enantat- Testosteron esteridir. Ticari isimleri Everone, Durathate, Testosteron E…( propionat ve cypionat ile beraber dünyada en sık kullanılan üç tekli testosteron esterinden biridir)

  • Testosteron undekanoat- Testosteron esteridir. Ticari isimleri Aveed, Andriol, Undestor, Nebido-R…( diğer testosteron esterlerinden farklı olarak oral formu da vardır)

  • Etilestrenol- 17-alfa alkillenmiş nandrolondur. Ticari ismi Silabolin‘dir.

 

Görüldüğü gibi testesteron, DHT ve 17-alfa alkillenmiş olanların hem oral, hem de enjeksiyon formları mevcut iken; nanndrolon grubundakilerin yalnızca enjeksiyon formları mevcuttur.

 

İlerleyen yazı dizilerimde bu moleküllerin daha ayrıntılı özelliklerini ve hangi kombinasyonlarda kullanılmasının daha verimli olacağından bahsedeceğim. Aynı zamanda PCT’nin önemini ve ne şekilde yapılması gerektiğini irdeleyeceğim. Şimdilik görüşmek üzere…

 

En İyi Yağ Yakıcı Steroidler | Faydaları ve Zaraları

Steroid Nedir?

2
Steroid
Steroid Nedir?

 

Androjen Anabolik Steroid Dosyası – 1 – Steroid Nedir?

 

 

Steroid Nedir?

Anabolik steroidler ya da teknik adıyla androjen anabolik steroidler (AAS) veya halk diliyle steroidler, vücutta »testosteron veya daha etkin formu olan »dihidrotestosteron (temel erkeklik »hormonları) etkilerini taklit eden ilaçlardır.

Bu ilaçlar hücrelerde »protein sentezini arttırarak dokuların gelişimini uyarırlar. Etkileri özellikle kas dokusunda belirgindir.

Anabolik steroidler ilk kez 1930’larda bulunmuş ve sentezlenmiştir. Günümüzde halen kemik gelişimi, erkek ergenliğini uyarmak, kanser ve AIDS gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Bunların dışında çok geniş bir kullanım alanları mevcuttur. Ayrıca vücut gelişimi ve atletik performansın arttırılması gibi medikal olmayan durumlar için de kötüye kullanımı vardır.

Anabolik steroidler ile ilgili senelerdir süregelen bir tartışma söz konusudur.

Vücut geliştirme sporu ile uğraşanlar dışında bazı çok ünlü atletler, futbolcular, basketbolcular, yüzücüler vs de bu grup ilaçlardan faydalanmışlardır.

Seneler içerisinde bu ilaçların haksız rekabete yol açtığı bildirilmiş ve insan sağlığına olan zararları da göz önünde bulundurularak doping ilaç olarak kabul edilip yasaklılar listesine eklenmiştir.

Bu nedenden dolayı profesyonel sporcuların bu maddeleri kullanması minimalize edilse de, amatör çapta özellikle vücut geliştirme ile uğraşanlar engellenememiştir.

AAS’lerin bazı çeşitleri kimi hastalıkların medikal tedavinde kullanıldığı için bunların eczanelerden temini zor olmamaktadır. Bu durum AAS’lerin kullanım kolaylığını arttırmaktadır.

Androjen Anabolik Steroid’ler hem anabolik hem de androjenik etkiye sahip moleküllerdir ve bu oran molekülden moleküle değişmektedir.

Yan etkiler androjenik etkilere bağlı olacağından ideal bir AAS’de bu oranın anabolik etki lehine olması istenir. AAS ile ilgili bir takım genel bilgiler vardır, bunları irdeleyecek olursak:

 

Sterod Nasıl Kullanılır?

  • Ağızdan alınırlar veya kas içine enjekte edilirler, asla damar içine enjekte edilmezler.

  • Anabolik steroidler sıklıkla bir başka ajanla birlikte, aynı anda kullanılmaktadır, buna ‘yükleme’ ya da ‘istif’ denir.

  • Genellikle, kullanım dönemi ve bunu izleyen çekilme (abstinens) döneminden oluşan bir kısır döngü şeklinde tablo oluşmaktadır. (cycle ve post cycle)

  • Çekilme döneminde (post cycle) (siklus sonrası) de hormonal dengeyi korumak Androjen Anabolik Steroid kesilmesine bağlı olabilecek yan etkileri azaltmak için bazı ilaçları kullanmak gerekmektedir (post cycle therapy) (PCT).

  • O kadar çok sahteleri ve taklitleri yapılmıştır ki hangilerinin gerçek olduğunu söyleyebilmek çok zordur.

  • Ester formları çıkarılmıştır, bunun nedeni etki sürelerini uzatmaktır, ester eklenmesi steroidin suda çözünülürlüğünü azaltır ve yağdaki çözünülürlüğünü arttırır, esterleştirilmiş molekül enjekte edildiği zaman kas dokusunda bir depozit oluşur ve yavaş yavaş kana karışır. Ester zinciri ne kadar büyükse yağda çözünülülük de o kadar fazladır ve depozitin kana karışması o kadar uzun sürer.

  • Oral formlar enjeksiyona kıyasla karaciğere daha toksik etki gösterir.

 

Steroid’in Etkileri Nelerdir?

  • Hızlı kas gelişimi sağlar (kortizolu bloke eder ve protein sentezini arttıran RNA’yı arttırır)

  • Yüksek düzeyde dayanıklılık ve güç artışı sağlar.

  • Yağ yakımına yardımcı olur.

 

Steroid’in Yan Etkileri Nelerdir?

  • Vücutta su ve tuz tutar- elektrolit dengesi bozulur, ‘aydede yüzü’ oluşur, tedavisinde idrar söktürücü kullanmak gerekebilir fakat bu ilaçlar da böbreğe zarar verir.

  • Erkeklerde kadınsı özellikler oluşturur- göğüs uçları sivrilerek büyür, bu duruma ‘jinekomasti’ denir, tedavisinde tamoksifen kullanılır, bu ilaç öyle güçlüdür kü meme kanseri tedavisinde kullanılmaktadır. (yani Steroid kullanan bir insan istemeden de olsa kanser tedavisinde kullanılan bir ilacı vücuduna alması gerekebilir)

  • Derideki degişiklikler- yaygın sivilce (akne) oluşumu ve derinin elastik yapısını kaybetmesi olur.

  • Psikolojik ve ruhsal değişimler- Agresyon ve anksiyetede artış olur, bazen psikoza bile yol açabilir.

  • Mide ve sindirim sistemi problemleri- İshal (diyare) ve karın ağrısı olur.

  • Saç dökülmesi ve kellik

  • Kardiovasküler etkilenmeler- Kolesterol, trigliserid artar, LDL (kötü huylu kolesterol) artarken, HDL (iyi huylu kolesterol) azalır, damarlarda tıkanma ve kalp krizi riskinde artış olur.

  • Kadınlarda erkeklik belirtileri- Sivilce, vücutta erkeksi kıllanma, saç dökülmesi, vücuttaki kasların erkeksi görünümü, ses kalınlaşması ve boğukluğu, klitoris büyümesi ve daha birçok erkeksi belirtiler oluşur. Kadın vücudu erkeğinkine göre bu ilaçlardan daha çok etki ve tepki görmektedir. Kadınların libido artışı sinir ve agresifliliği arttırır. Hamileliğe yakin zamanlardaki kullanım ise, doğacak çocukta genetik bozukluklara yol açar.

  • Büyüme problemi- Henüz gelişmesi tamamlanmamış genç sporcular kullanırsa, kemik büyümelerine ve oransız gelişmelere yol açar. Özellikle, kemiklerin uç kısmındaki yumuşak dokularda büyüme olur. Yüz hatları sivrileşir.

  • Prostat büyümesi ve kanseri

  • Yüksek tansiyon- Birçok steroid özellikle vücutta tuz ve su tuttuğundan yüksek tansiyona yol açar. Bu genetik tansiyon sorunu olanlarda, artışı daha da körükler.

  • Kalp büyümesi

  • Böbreklere zararlı etkisi- Böbrekler steroid kullanımlarında büyük yük altına girmektedir. Bunun en önemli sebebi vücutta ve karaciğerde biriken toksit artıkların böbrekler kanalıyla atılmasıdır. Ayrıca yüksek tansiyon, vücutta su ve tuz birikmesi veya su kaybı böbreklere zararlı etki yaparak harabiyete neden olurlar. Su atici ilaçlar ise, böbreklerdeki havuzcukların kuruyarak yapışmasına ve böbrek harabiyetine sebep olur. Böbrek tümörlerinin oluşmasını veya artmasını körükler. İdrar koyu ve bulanık renk alır.

  • Karaciğere zararlı etkisi- Androjen Anabolik Steroid kullanımı sebebiyle en sık görülen karaciğer problemi kolestazdır (Kolestaz safra akışında azalmaya verilen isimdir ve genelde karaciğerdeki safra kanallarının tıkanması sebebiyle ortaya çıkar. Safra tuzları ve bilirubin hazım sistemi yoluyla atılamadığı için karaciğer ve dolaşımda birikir. Karaciğer iltihabı ve inflamasyon görülebilir (hepatit). Kolestaz belirtileri yemek yeme isteğinin kaybolması (anoreksi), halsizlik, mide bulantısı, kusma, üst karın ağrısı ve kaşıntı olabilir. Dışkı kil renginde ve idrar da koyu renkte olabilir. Deride ve gözlerde sararma oluşabilir. İleri safhalarda karaciğer dokusu ciddi hasar görür. Bunlara ek olarak bazı vakalarda karaciğer kanseri oluştuğu görülmüştür.

  • Diğer zararlı etkiler- Steroidlerin diğer yan etkilerini ise özetle; baş ağrısı, bulantı, bırakınca ani kuvvet kayıpları, vücudun taşıyabileceği yükten fazlasını kaldırmak suretiyle çeşitli adale ve tendon sakatlıkları, genetik yapı bozuklukları ve iğneler yapılırken oluşacak problemler olarak sıralayabiliriz.

Yazının Devamı

Steroid Türleri | En Kapsamlı Steroid Rehberi

 

Tempolu Yürüyüş mü? | Koşmak mı?

6
Tempolu Yürüyüş mü? | Koşmak mı?
Tempolu Yürüyüş mü? | Koşmak mı?

 

Kilo kontrolü için hareket şarttır. Gün içinde yürümek, asansör yerine merdiven inip çıkmak önemlidir.

Otomobil ve asansör gibi çağın gereksinimleri ile beraber hareket etme alışkanlıklarında da büyük zafiyetler söz konusudur ne yazık ki.

Aşırı kilo alımı ve göbek tipi yağlanma yanlış beslenme ile alakalı olduğu gibi hareketsizlik de bunda önemli bir faktördür.

Peki tüm bunları tersine çevirmek için gittiğimiz fitness salonlarında kilo vermek için koşu, tempolu yürüyüş ve bisiklet arasında kararsız kalırsak ne yapmamız gerekmektedir.

 

Bu oldukça önemli bir husustur. Bisikleti tercih edecek arkadaşlar için dikey ve yatay bisiklet olmak üzere iki seçenek bulunmaktadır.

Bisiklet zaten başlı başına diz eklemine yük bindirdiği gibi dikey bisiklet ile bu baskı daha da artmaktadır.

Bisiklet ilerleyen yaşlarda osteoartrit (kireçlenme) riskini arttırabilmektedir. Diz açısından olduğu gibi bel ile ilgili sorunlar da dikey bisikletler ile daha fazla görülmektedir.

Mutlaka kondisyon bisikleti kullanmak isteyen arkadaşlar için yatay bisikletler daha ergonomiktir.

Bisiklet yerine koşma şıkkını işaretleyen arkadaşlara da bazı uyarılar mevcuttur. Birinci olarak koşmak vücuttaki oksijen radikallerini arttırmaktadır ve de bu da kişiyi yıpratmakta ve erken yaşlanmasına neden olmaktadır.

 

İnsan koşarak kendini sağlıklı görebilir fakat bedeni hızlı çöker ve oluşan oksijen radikallerini yok edecek kadar antioksidan içeren besin maddeleri tüketmiyorsa, oluşan oksidatif stres vücuda zarar verir.

İkinci olarak koşu sırasında aşil tendon kopması gibi mekanik sorunlarla da sık karşılaşabilmekteyiz. Böyle bir durum uzun süre spordan ayrı kalmaya yol açabilmektedir.

Üçüncüsü de çok tempolu koşan arkadaşlarımızın akut enerji harcaması fazla olduğu için, vücut yağ yakmak için yeterince enerji bulamaz.

Bu nedenden dolayı da yağ yakmayı bırakın, kaslardaki proteinden enerji harcanacağı için kaslarda küçülme bile görülebilir.

Bisiklete binmek ve koşmak ile ilgili olumsuzlukları ortaya koyduktan sonra bunların yerine alternatif olarak ne koyabileceğimizi konuşalım.

Geriye kalan şık tempolu yürüyüş olarak ortaya çıkar.

 

Tempolu yürüyüşün faydaları kişiden kişiye değişse de koşu bandında 6 km/saat ve 7 km/saat arası yürüyüş modelleri yağ yakmada en zararsız ve en etkili yöntem olarak kendini göstermektedir.

Hem vücudu yıpratmayacak kadar dengeli, hem de kas-iskelet sistemi sakatlanma riskini minimum düzeyde tutacak kadar güvenli bir yöntemdir.

Tempolu yürüyüşün normal yürüyüşten farkı ter atılmasını ve kalp hızındaki artışı sağlayacak düzeyde efor gerektirmesidir fakat aşırı ve yıpratıcı bir efor harcanması ihtiyacı yoktur.

 

Vücudu dengeli bir biçimde yormuş oluruz, şunu unutmamak gerekir ki hayatın içinde nasıl aşırılıklar bireye zarar veriyorsa fitness için de aynı kural geçerlidir.

Bununla birlikte tempolu yürüme süresi en az 20 dakika olsun ki yağ yakılabilsin tarzı söylemler mevcuttur lakin bunun bilimsel bir kanıtı yoktur.

Glikojen depolarının 20 dakikada boşalması ve bunun ardından da yağ hücrelerinin yakılacak olması’ hipotezi tam olarak doğru değildir.

Zira glikojen depoları kişiden kişiye değişkenlik gösterebilmektedir.

Vücuttaki yağ oranını düşürmek isteyenler için benim tavsiyem ortalama 40 dakika süren ve 6 km/saat- 7 km/saat arası gidip gelen tempolu yürüyüştür ve bu egzersiz vücuttaki yağ yakımında en ideal ve zararsız yöntemdir.

Bol sağlıklı ve fittnesslı günler dileğim ile..

incline Bench Cable Fly | Nasıl Yapılır?

1
incline bench cable fly
incline bench cable fly

 

 

incline Bench Cable Fly Nedir?

incline bench cable fly egzersizi: Cable cross makinesinde, eğimli bench sehpası kullanılarak yapılan bir üst göğüs egzersizidir.

Makinenin makara grupları ağırlığı stabil bir şekilde çekmemizi sağlar.

Bu stabil çekiş bize daha çok tekrar yapma imkanı tanır.

Daha fazla tekrarda definasyon döneminde oldukça işimize yarayacaktır.

Özellikle göğüs bölgesinde yağlanma olanlar bu egzersizi çok tekrarlı olarak uygulayabilirler.

Çekiş anında göğüs bölgesinde yarattığı his  standart incline dumbbell fly egzersizine göre daha iyidir fakat standart egzersize göre motive ediciliği ve kaldırılan ağırlık miktarı tartışılır.

En iyisi her iki egzersizi de deneyip kararı kendiniz verin.

 

 

Egzersizin diğer isimleri:

Cable incline bench fly

incline cable flyes

incline cable chest flyes

 

Incline Bench Cable Fly Nasıl Yapılır?

incline bench cable fly
incline Bench Cable Fly hareketinin başlangıç ve bitiş pozisyonları
  1. Cablecross makinesinin ortasına 45-60 derece dik eğimli bench sehpasını yerleştirin. Yerleştirirken dikkat etmeniz gereken şey benche oturduğunuz da kablolar kol hizanıza gelmeli.

  2. Makineye uygun ağırlıkları takın ve sırasıyla tutamaçları alarak benche oturun. Kollarınızı çok az kırarak kollarınızı yana doğru açın. Bu başlangıç pozisyonunuz olacak.

  3. Nefes alın ve ardından nefes vererek kollarınızı, eller tepe noktada birleşene kadar itin. Tepe noktada 1 saniye kadar bekleyin.

  4. Ardından nefes alarak, kollarınızı her iki yana, kaldırış hızınıza oranla daha yavaş bir hızda indirmeye başlayın. Hareketi kollarınızdan güç alarak değil göğüs kaslarınızı hissederek yapın.

  5. 4 set  12 – 10 – 8 – 8  tekrar bu egzersiz için uygundur. Definasyon döneminde ise 3 set 15 tekrar ve set araları 30 saniye olarak yapılabilir.

(12-10-8-8 = Ağırlık artırarak tekrar sayısını düşürmek)

incline bench cable fly
incline bench cable fly egzersizinin yapılışı

Resimde görüldüğü üzere kollar hafif kırık ve yere dik (tam olmasa da yakın) bir açıyla kaldırılıyor.

Yere dik yerine vücuda dik olarak (göğüs orta noktası doğrultusunda hareket) yapılsaydı göğsün üst kısmı yerine tamamı çalışacaktı.

Fakat bu egzersizde amacımız üst göğüs kasını izole bir şekilde çalıştırmaktır.

 

Incline Bench Cable Fly Nereyi Çalıştırır?

Egzersizi bir de kinesiyolojik olarak inceleyelim. Bu sayede hareketin kısımlarını ayırabilir ve çalışan kasları, çalışma sıralarını, ana yüklenicileri ve yardımcı kasları daha iyi öğrenmiş oluruz.

incline bench cable fly egzersizi;

  • Transverse plane (vücuda göre yatay düzlem) de, Shoulder (omuz eklemi) ile yapılan Adduction (vücut merkezine yakınlaşma) ve Abduction (vücut merkezinden uzaklaşma)

cable incline bench fly

  • Elbow Flexion (dirsek eklemi açısının azalması) ve Extension (dirsek eklemi açısının artması)

incline cable fly

üzerine oluşturulmuştur.

Egzersizin incline bench sehpasında yapıldığını ve kolların göğüse dik yerine yere dik olarak uzatıldığını biliyoruz. Bunun nedeni ise aradaki açı farkından yararlanıp üst göğüs kasını hedeflemektir.

incline bench cable fly nasıl yapılır

Hareketin Transverse shoulder adduction kısmında; Göğüs kası ilk startı verir. Concentiric (kısalarak) olarak humerus üst kol kemiğini kendine doğru çekmeye başlar.

Hareketin devamında kollar yere dik bir açı alacağı için üst göğüs kası devreye girer ve ana taşıyıcı olur.

Öne doğru uzatmaya ön omuz kası da destek verir. Üst göğüs kası kadar olmasa da yine aynı şekilde concentiric olarak çalışır.

Kollar ileriye doğru uzanırken, hafif kırık durumdaki dirsek eklemi açılır (Extension). Bu açılma yük altında yapıldığı için biceps kasları eccentiric (uzayarak) olarak çalışırlar.

Hareketin Transverse shoulder abduction kısmında; yük altında olan üst göğüs ve ön omuz kasları bu sefer eccentiric olarak çalışır. Kollar açılırken dirsek eklemi tekrar kırılacağı için (Flexion) bu sefer biceps kası concentric  olarak çalışır.

 

incline bench cable fly nereyi çalıştırır
Egzersizin çalıştırdığı kaslar

 

Birincil olarak çalışan kaslar;

 

Pectorals – Göğüs Kasları

incline bench cable fly nasıl
Göğüs anatomisi
  • Pectoralis Major Clavicular Head

Göğüs kasının üst kısmıdır. Göğüs kasını, üst kısımda Clavicle köprücük kemiğine bağladığı için Clavicular head ismini almıştır.

Fitness terimlerinde ise Üst Göğüs, Pectorals Upper, Upper Chest, Upper Pecs olarak geçer.

Görevi;

Flexion: Kolu ileri doğru kaldırmak.

Extension: Kolu aşağı salmak.

internal Rotation : Humerus kemiğini dıştan içe doğru döndürmek.

 

İkincil olarak çalışan kaslar;

 

Deltoids – Omuz Kasları

incline cable fly

  • Deltoid Anterior Head

Üç parçadan oluşan omuz kaslarımızın ön kısımda olanıdır.  Clavicle köprücük kemiğinin dış kısmından başlar ve  Humerus üst kol kemiğine bağlanır.

Fitness terimlerde  Ön omuz, Front shoulder olarak geçer.

Görevi;

Flexion: Kolu ileri doğru kaldırmak.

Adduction : Açık olan kolu içeri doğru kapatmak.

internal Rotation : Humerus’u dıştan içe doğru döndürmek.

 

Biceps – Kol Kasları

incline cable bench fly
Biceps Brachii
  • Biceps Brachii Short Head

Üst kol kasının vücuda doğru iç kısmında bulunan kısa olanıdır. Scapula kürek kemiğinden başlar, Humerus üst kol kemiğinin vücuda doğru iç kısmından geçer ve oradan ön kol kemiğinin dış kısımında olan Radius kemiğinin üst kısmına bağlanır.

Fitness terimlerinde : Pazu , Biceps short head olarak geçer.

Görevi

Elbow flexion supination : Dirsek ekleminin açısını azaltmak, ön kolu kendine çekmek.

Supination : Ön kolu avuç içi yukarı bakacak şekilde içten dışa doğru çevirmek.

 

incline Bench Cable Fly Püf Noktaları

  • Bu egzersizi tercih etme sebebiniz definasyon döneminde yağ yakma, ya da ağır girilmiş bir Dumbbell  Fly egzersizinin ardından Pump sağlamak amaçlı olsun.

  • Definasyon döneminde incline bench cable fly egzersizini şu şekilde uygulayabilirsiniz. Cablecross makinesine hazır geçmişken ve bench’i yerleştirmişken. 3 set 15 tekrar ve kısa dinlenme süreli olarak  İncline – Flat – Decline  Cable fly’ı ard arda yapabilirsiniz.

  • Bu ard arda yapma işlemi güzel bir kardiyo etkisi yaratacak ve göğüs bölgesinde yağlara direkt etki edecektir.

  • incline bench cable fly egzersizinde ağırlık seçimi çok önemlidir. Makinede ağırlıklar 5 – 5 artsa da, gerekirse en üstteki ağırlığın üzerine 2.5 kg lık dumbbell koyun. En uygun kiloyu ayarladığınızda ise hiç bozmadan devam edin. Bir iki hafta sonra ağırlık arttırabilirsiniz.

  • Egzersiz esnasında ön kollarınız ne çok bükük ne de tam açık olsun.  Çok bükük olursa hareket mesafesi kısalır ve kas gelişimi azalır, tam açık olursa kaldıracağınız ağırlık miktarı neredeyse yarı yarıya düşer ve yine gelişim azalır. İkisinin ortası olması oldukça önemli.

  • Açış anında üst kollarınızı sonuna kadar açın. Göğsünüzün esnediğini  hissedin. Çok yüksek ağırlıklara girmeyin.

  • Set bitiminde üst göğsünüzde güzel bir yanma oluşmalı. Bunu hissedemiyorsanız önce egzersizin formunu doğru yapıp yapmadığınızı, eğer doğru form yakalanmışsa, uygun ağırlıkta olup olmadığını kontrol edin.

 

Herkese iyi sporlar.

 

Yeni Başlayanlar İçin Fitness Programı 1. Ay

128
Fitness programı
Fitness programı

 

 

Fitness Salonuna Giriş

Onca yıldır yarım bırakılan, bir işe yaramayan diyet programlarından sıkıldınız ve bu iş böyle olmayacak deyip fitness’a yazılmaya sonunda karar verdiniz.

Doğru yolu geçte olsa bulduğunuz için tebrikler.

Yeni bir ortama girdiğiniz için ilk bir kaç gün yabancılık çekebilirsiniz. Bu hepimizin başına geldi, bunda korkacak çekinilecek bir şey yok.

Yeni ortamınız da yeni arkadaşlıklar kuracak ve daha sağlıklı daha güzel bir vücuda kavuşacaksınız.

Zaman zaman sizden bir kaç hafta önce kayıt olmuş yeni üyeler size hocalık yapmaya çalışabilirler.

Bu bir fitness geleneğidir. Kalplerini kırmadan onlara bir kaç dakikalık hocalıklarını yaşamalarına izin verin.

Eğer kayıt olduğunuz salon büyük bir yer ise eğitmenler bir kağıda yapmanız gereken hareketleri işaretleyecek ve bir kaç dakikalık eğitimin ardından sizi kaderinizle baş başa bırakacaklardır.

Daha fazla ilgi istediğiniz de size ücretli personal training (kişiye özel eğitim) önereceklerdir.

Bu iş biraz da şansa kalıyor, binlerce lira verip düzgün bir eğitim alamama olasılığınız da var.

Unutmayın herkes vücut yapabilir ama herkes hocalık yapamaz.

Neyse üzülmeyin yanınızda  biz varız. Size bu sporun tüm inceliklerini, tüm püf noktalarını öğreteceğiz.

Hemde hiç bir karşılık beklemeden. (bir teşekkür mesajı haricinde)

 

Fitness Programına Başlamadan Önce Ön Bilgilendirme

fitness programı resimli
fitness programı

Bu fitness programı, uzun süredir ya da hiç spor yapmamış vücudunuzu, fitness sporuna adapte etmeye yönelik hazırlandı.

Tüm makinelere koşup hepsini tek tek denemek istediğinizi çok iyi biliyorum.

Gözünüz devamlı bench press sehpasında ve ağırlıkları takıp gücünüzü denemek, kendinizi motive etmek istiyorsunuz.

Acele yok. Her şey zamanla.

Öncelikle tüm kaslarınızı harekete geçirmemiz gerekiyor. İlk ayınızda fazla yüklenmeden minimum ağırlıklarla çalışacaksınız.

Kaldıracağınız ağırlık miktarına değil egzersizlerin doğru formlarını yapmaya odaklanın.

Egzersiz isimlerini verdiğimde ilgili makalelere göz atarsanız nasıl yapıldıklarını, hangi kasları çalıştırdıklarını ve püf noktalarını en ince ayrıntısına kadar öğrenebilirsiniz.

Öncelikle fitness sporundaki kas gruplarından bahsetmek istiyorum. Fitness programınızı bu gruplara göre hazırlayacağız.

Vücut fitness kas geliştirme sporuna göre; Göğüs, Omuz, Sırt, Kol, Karın, Kalça, Bacak  ve Karın olmak üzere 7 gruba ayrılır.

İleri seviye programlarda her gün bir kas grubu çalıştırılır. Çalıştırılan kas grubunun büyüklüğüne göre küçük kas gruplarından eklemeler yapılabilir.

Örneğin göğüs antrenmanına biceps (ön kol) egzersizleri eklenebilir. Omuz antrenmanına ise triceps (arka kol).

Sırt ve Bacak kasları, büyük kas grupları olduğundan genelde ekleme yapılmaz.

Bunun nedeni ise kas gelişimi için proteine ihtiyacımız vardır ve aldığımız protein miktarı hem büyük hem de küçük kas gruplarına yetmeyebilir.

Bu çok ayrıntılı bir konu. İlerleyen zamanlarda makalesini yazabilirim.

Sizlere bölgesel bir program sunmadan önce fitness sporuna adapte olabilmeniz için tüm kas gruplarınızı çalıştıracak bir program vereceğim.

İlerleyen zamanlarda bölgesel programa da geçeceğiz.

Fitness programımız haftada 3 günlük bir program olacak. Antrenmanın ertesi günü dinlenmeniz büyük önem taşımakta.

Kasların çalışırken değil, uyurken ve dinlenirken büyüdüğünü unutmayın.

İlla şu gün başlayacaksanız diye de bir kural yok. İş veya okul durumunuza göre salona gideceğiniz günleri kendiniz belirleyebilirsiniz.

Programa kısaca bir göz atalım. Ardından anlatımlarını da yapacağım.

 

Fitness Programı 1. Ay İçeriği

  • Koşu bandı : 10 Dakika  = Kardiyo

  • Eliptik Bisiklet : 5 Dakika = Kardiyo

  • Leg Press :  3 Set 10 Tekrar = Bacak

  • Calf Raises : 3 Set 10 Tekrar = Kalf

  • Dumbbell Bench Press : 3 set 10 Tekrar = Göğüs

  • Dumbbell Shoulder Press : 3 Set 10 Tekrar = Omuz

  • Lat Pulldown : 3 Set 10 Tekrar = Sırt

  • Barbell Curl : 3 Set 10 Tekrar = Ön Kol

  • Triceps Push Down : 3 Set 10 Tekrar = Arka Kol

  • Crunch : 1 Set  Max. Tekrar = Karın

 

İlk iki hareket olan koşu bandı ve eliptik bisiklet kondisyonunuzu arttırmaya yönelik olacak.

Aşırı kilo probleminiz var ise yağ yakımını başlatacak ve antrenman boyunca vücudunuzun sıcak kalmasını ve terlemesini sağlayacak.

Diğer hareketlerde set aralarını 45 saniye kadar tutarsanız vücudunuz soğumamış olur.

Ardından gelen iki hareket ise hem bacak hem de kalça kaslarınızı çalıştıracaktır. Leg press ön bacak, arka bacak ve kalça kaslarınızı çalıştırır. Calf egzersizi ise kalf yani baldırlarınızı çalıştırır.

Dumbbell bench press egzersizi, göğüs gelişimi açısından fitness’a yeni başlayanlar için oldukça uygundur. Bench press için biraz daha zamana ihtiyacınız var.

Dumbbell shoulder press ise omuz kaslarınızı çalıştırır. Başlangıç için idealdir. İlerleyen seviyedeki programlarda barbell ile yapılan daha ağır ve etkili omuz hareketleri kullanabiliriz.

Barbell curl ve Triceps push down egzersizleri  kol gelişimi için temel hareketlerdir. Barbell curl biceps yani pazularınızı, Triceps push down ise  triceps yani arka kol kaslarınızı geliştirir.

Crunch egzersizi ise karın kaslarınızı gerçek anlamda çalıştıracaktır.

 

Fitness Programı Aylık Dağılımı

Fitness programı

Günleri birebir tutturmaya çalışmanıza gerek yok. Önemli olan haftada 3 gün idman yapmak ve yapılan idmanın ertesi günü dinlenebilmek.

Eğer zamanınız varsa antrenmanlarınızı sabah erken saatlerde yapmaya özen gösterin.

Sabahtan vücudu harekete geçirirseniz tüm gün boyunca vücut daha fazla kalori yakacaktır.

Bu da yağlardan kurtulmanın kolay ve etkili bir yolu.

Çalışıyorsanız ya da okuyorsanız çok geç saatlere kalmamaya özen gösterin.  Şunu da aklınızdan çıkarmayın fitness salonunun en kalabalık saatleri 19:00 ile 20:00 arası.

Set sürelerini 45 saniye aralığında tutmanızı söylemiştim.

Kalabalık saatlerde makineler ve benchler de sıra bekleme gibi bir durum söz konusu olacaksa, idmanı uzatmak, ayakta dikelmek yerine farklı bir egzersize geçin.

Terinizi soğutmayın.

 

(Set süresi : 10 tekrar yaptıktan sonra diğer sete başlamak için gerekli dinlenme süresi)

Şimdide fitness programımızda ki hareketleri tanımaya başlayalım.

 

Koşu Bandı

İlk gün kendinizi çok fazla zorlamayın. 4 km hızda 5 dakika yürüyün. Kalan 5 dakikada ise 6 km hıza geçin ve hızlı adımlarla yürüyün.

Daha önce hiç koşu bandı kullanmadıysanız biraz baş dönmesi yapabilir. Gözler etrafı sabit olarak algılarken, bacakların yürür halde olması beyni biraz karıştırıyor sanırım.

Bir kaç kullanımdan sonra bundan kurtulacaksınız.

Bu egzersiz terlemeniz için startı veren ilk hareket olacak.  Yağ fazlalıklarınız gidinceye kadar her gün kardiyo yapın ve beslenmenize dikkat edin.

Beslenme ve diyet listeleri için ⇒ https://fitnessandbeast.com/beslenme/

Eliptik Bisiklet

fitness programı yeni başlayanEliptik bisiklet hem bacak hem de kol kaslarınızı kullanarak sizi yoğun bir kardiyoya sokar.

Bacaklarınızda daha önce hiç duymadığınız bir yanma hissi duyacaksınız.

Bu iyi haber. Gelişmeye başladılar bile.

5 dakika boyunca orta hızda makineyi kullanın. Gün geçtikçe daha kolay yapacağınıza eminim.

 

Leg Press

fitness programı başlangıç
Leg Press hareketinin yapılışı

Bu makinede; üst ön bacak kaslarımızı (Quadriceps), indirme anı yavaş yapılırsa arka bacak kaslarımızı (Hamstrings) ve  kalça (Gluteus) kaslarımızı çalıştırıyoruz.

Vücudunuz henüz ham olduğundan yüksek ağırlık girmeyin. Aksi taktirde titreyen bacaklarla salondan çıkarsınız.

Not: Bacak egzersizlerini kesinlikle pas geçmeyin. İri bir gövdeye incecik bacaklar hoş durmaz.

Google görseller de “never skip leg day” diye arama yaparsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için https://fitnessandbeast.com/leg-press-nasil-yapilir/

Calf Raises

fitness programı seviye
Smith machine calf raises

Bacak kaslarımızı çalıştırdıktan sonra kalf kaslarımıza yani baldır kısmına geçebiliriz.

Ne gerek var diye düşünmeyin.

Ön ve arka üst bacaklarımızı geliştirsek de baldırlar gelişmeden güzel bir görünüm sağlayamayız.

Bu hareketi salonunuz da smith makinesi varsa onda yapabilirsiniz. Yoksa ellerinize birer dumbbell alarak vücudunuz dik bir şekilde parmak uçlarınıza yükselin.

Varyasyon olarak  tek ayakla da (diğer ayağınızı es geçmeden) yapabilirsiniz

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için ⇒ hhttps://fitnessandbeast.com/egzersizler/fitness-egzersizleri/bacak/kalf/

 

Dumbbell Bench Press

Dumbbell bench press

Düz bench sehpasına uzanın ve düşük ağırlıkta örneğin 5 kg lık dumbbell’ları iki elinize de alın.  Örnekte gösterildiği gibi göğüs hizanızdan yukarı doğru birleştirerek itin (bir kaç cm kalana kadar, tam olarak temas etmeyecek).

İndirişleri kaldırma hızınıza oranla biraz daha yavaş yapın.  İterken nefes verecek, indirirken nefes alacaksınız. Nefes kordinasyonunu tutturursanız idman daha verimli geçer.

Bu egzersiz göğüs kaslarınızı çalıştıracaktır.

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için ⇒ https://fitnessandbeast.com/dumbbell-bench-press-nasil-yapilir/

Dumbbell Shoulder Press

resimli fitness
Dumbbell shoulder press

Sıra geldi omuz kaslarınızı çalıştırmaya. Ayarlanabilir bench sehpasını tam dik konuma getirin.

Düşük ağırlıkta iki adet dumbbell alın. Örnekte görüldüğü gibi avuç içleriniz karşıya bakar halde iken, baş hizanızdan itmeye başlayıp, tepede dumbbell’ların birbirine değmesine bir kaç cm kalana kadar itin.

İndirirken yine baş hizanıza kadar indirin ve bekleme yapmadan tekrar itmeye başlayın.

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için ⇒ https://fitnessandbeast.com/dumbbell-shoulder-press-nasil-yapilir/

 

Lat Pulldown

fitness programı kadın
Lat Pulldown

Bu sırt egzersizi Lat pulldown makinesinde yapılır. Ellerinizi omuz genişliğinden biraz daha açık olarak ayarlayıp barı kavrayın.

Çekiş anında üst gövdeyi fazla hareket ettirmeden, barı göğsünüzün üst kısmına doğru çekin. Barı salarken çekiş hızınızdan daha düşük bir hızda salın.

Bu egzersiz Sırt – Kanat kaslarınızı geliştirecektir.  Başlangıç için düşük ağırlıklar tercih edin.

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için ⇒ https://fitnessandbeast.com/lat-pulldown-nasil-yapilir/

Barbell Curl

fitness programı erkek
Barbell curl

Biraz da ön kolu çalıştıralım. Yeni başladığımız için düz bar yerine ez-bar (Z şeklide bar) işimizi kolaylaştıracaktır. Tutuşu daha rahat olduğundan daha yüksek ağırlık kaldırabiliyoruz.

Bir eldiven almanız da fayda var. Yoksa zaman içerisinde eller nasır tutabiliyor.

Ez-bar a hafif bir ağırlık takın.

Ayaklarınızı bir omuz genişliğinde açın. Eller yere doğru dik pozisyonda harekete başlayın ve ağırlığı göğsünüze kadar kaldırın. İndirirken daha yavaş indirin. Bunun sebebi ağırlığın negatifinden de faydalanmaktır.

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için ⇒ https://fitnessandbeast.com/barbell-curl-nasil-yapilir/

 

Triceps Push Down

fitness programı ileri seviye
Triceps Pushdown

Geniş bir kola sahip olmanın tek yolu hem triceps hem biceps çalışmaktır. Yıllar boyu  iş yaparken, ev taşırken ya da marketten poşetleri taşırken  biceps kasınızı geliştirmiş olabilirsiniz.

Ama bu yeterli değildir.

Arka kol (triceps), kolunuzun büyüklüğünü sağlayacak en büyük etkendir.

Triceps pushdown makinesine uygun ağırlığı takın ve sadece kollarınızı kullanarak barı aşağıya itin.

Kollarınız yere paralel şekilde harekete başlamalı ve barı aşağıya ittiğiniz de yere tam dik konumda olmalıdır. Yani 90 derecelik bir açı arasında çalışacaksınız.

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için ⇒ https://fitnessandbeast.com/triceps-pushdown-nasil-yapilir/

Crunch – Mekik

yeni başlayan fitness programı
Crunch

Henüz eğimli sehpada mekik çekmeye hazır değilsiniz.

Onun için yere bir minder serin ve crunch pozisyonuna geçin.

Ellerinizi başınızın arkasına koymanıza gerek yok. Bu bir işe yaramaz aksine belinizin ağrımasına neden olur.

İki eliniz de alnınızın yanında olsun.  Dizlerinizi kırın ve yere basın.

Nefes alın ve 45 derece açıyı sağlayacak kadar üst gövdenizi yükseltin. Burada ki püf noktası ise hareketi yaparken bir tırtıl olduğunuzu düşünmeniz

Sadece bir tırtıl gibi hareket ederek crunch yapın. (Yıllarca mekik çektim ve bunu anlatmanın en iyi yolu olarak tırtılı buldum)

Eğer bir tırtıl gibi yapmayıp düz bir şekilde crunch yaparsanız karın kaslarınız değil  iç bacaktan leğen kemiğinize uzanan Pectienus,Adductor longus, Adductor magnus ve Gracilis kaslarınız çalışacaktır.

Egzersizin ayrıntılı anlatımı için ⇒ https://fitnessandbeast.com/mekik-nasil-cekilir/

 

Fitness Programı İçin Önemli Püf Noktalar

  • Başlangıç seviyesinde ki fitness programımız hem kadın hem de erkek için geçerlidir. İlerleyen seviyelerde çalıştırmak istenen bölgelere göre değişikliler yapacağız.

    Örneğin kadınlar kalça bölgesini sıkılaştırmak veya büyütmek için ekstra egzersizler ekleyebilirler.Aynı şekilde erkekler göğüs ve omuz ve kol bölgesine odaklanma isteyebilirler.

    Vücudun genel görünümünü değerlendirip program hazırlamak en mantıklısı olacaktır. Bunu yapabilmek içinde oldukça iyi  egzersiz ve kas bilgisine ihtiyacınız olacak. Bu bilgileri öğrenmek bir kaç yılınızı alabiliyor.

    Fitness&Beast ekibi olarak yıllardır edindiğimiz tecrübeleri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağız. Sitemizde bulunan yaklaşık 180 egzersiz makalesi (artmaya devam edecek) tüm yapılış formlarını, çalıştırılan kas gruplarını, kullanılan makineleri, egzersizlerin püf noktalarını ayrıntılı olarak içermekte.

  • Bilmediğiniz hareketleri mutlaka araştırın. Doğru yapılış formlarını öğrenin.

  • Beslenme bu sporun temelini oluşturmakta. Doğru miktarlarda protein, karbonhidrat ve yağ alımı yapılmazsa bir gelişim sağlayamazsınız. Beslenme bölümümüzdeki konuları inceleyebilirsiniz.

 

Herkese iyi sporlar.

Fitness Programı 2. Ay | Resimli Anlatım

Bodyweight Flyes | Rollout Flyes | Nasıl Yapılır?

0
Bodyweight Flyes
Bodyweight Flyes

 

 

Bodyweight Flyes Nedir?

Bodyweight Flyes egzersizi vücut ağırlığı kullanılarak yapılan bir göğüs egzersizidir.

Fly hareketine oldukça benzer ama egzersizi yaparken sarfedilen efor ve set bitimindeki kas yanma hissi inanılmazdır.

Hareket esnasında kol ve vücut dengesi üst düzeye ulaşır.

İlk seferlerde egzersizi yaparken titreme yaşasanızda ilerleyen zamanlarda bu ortadan kalkacaktır.

Ek olarak Concentiric (kas boyu kısalarak) çalışan kasların yanında, dengeyi sağlamak ve vücut ağırlığını kaldırabilmek için diğer tüm kaslar İzometric (kas boyu aynı kalarak) olarak çalışırlar.

Vücut ağırlığı ile yapılan her egzersiz gibi gelişim oldukça iyidir.

Evde uygulanabilir.

»Dumbbel fly, »Crossover, »Şınav, »Peck Deck Fly egzersizleri ile güç kazanıldıktan sonra bu egzersizi rahatlıkla yapabilirsiniz.

 

Egzersizin diğer isimleri:

Bodyweighy Flys

Rollout Flyes

Bodyweight Flyes with Barbell

Bodyweight Chest Fly

Bodyweight Incline Fly

Vücut ağırlığı ile Fly

 

Bodyweight Flyes Nasıl Yapılır?

Rollout Flyes
Bodyweight Flyes egzersizinin başlangıç ve bitiş noktaları
  1. İki adet düz barbell i ya da ez-bar’ı  vücudunuza dik olarak yere koyun. Şınav pozisyonuna geçin ve dikkatli bir şekilde  barları uç kısımlarına yakın bir yerden kavrayın.

  2. Nefes alarak barbell’leri  açmaya başlayın. Tüm yük şu an göğüs kasınız da olacak. Kesinlikle acele etmeyin. Yavaşça açabildiğiniz kadar kollarınızı açın.

  3. Üst kollarınız yere paralel olduktan sonra nefes vererek kollarınızı kapatmaya başlayın. Tepe noktaya ulaşıp kollarınız yere tam dik olunca tekrar inişe geçin.

  4. Bu egzersizi 4 set maksimum tekrar olarak yapabilirsiniz. İlk zamanlar iki üç tekrar çıksa da zamanla bu sayıyı arttırın.

  5. İleri seviye bir hareket olduğundan yeni başlayanlar için önerilmez.

Vücut ağırlığı ile fly egzersizi
Egzersizin yapılışı

 

Bodyweight Flyes Püf Noktaları

  • İniş anında kollarınıza hakim olamazsanız yere düşmeniz kaçınılmazdır.  Kollar açıkken barbell plakalarının gelebileceği son noktayı gözünüzle kestirip, her iki tarafta yere birer plaka koyarsanız barbell kontrolünü kaybetmenin önüne geçmiş olursunuz. Egzersize alıştıktan sonra bu yer plakalarına ihtiyacınız kalmayacak.

  • Egzersizi kolaylaştırmak istiyorsanız biraz daha büyük çaplı ağırlık plakası kullanın. Böylece yere paralel değil biraz daha eğimli bir açıda olursunuz ve daha kolay yaparsınız.

  • Egzersizi zorlaştırmak istiyorsanız  en ufak çap olan 2,5 kilogramlık ağırlık plakasını kullanabilirsiniz.

 

Bodyweight Flyes Nereyi Çalıştırır?

body weight fly
Anatomik düzlemler

Egzersizin temeli Transverse (vücuda göre yatay eksende) flexion (kapama) ve Transverse extension (açma)dır.

Transverse flexion kısmı yapılırken, Pectoralis major sternocostal head  ve Pectoralis major clavicular head kasları ana yüklenici görevini alır ve Deltoid anterior part, Biceps brachii ve Brachialis kasları onlara yardım eder. Concentric (kasın kısalarak) olarak verimli bir şekilde çalışır, yırtılır ve gelişirler.

Vücut ağırlığı ile göğüs

Eğer kapamanın sonunda kollar kırık konumdan tam dik konuma geçerse Triceps kasları azda olsa Concentric olarak çalışırlar.

Transverse extension kısmı orta hızda yapılırsa, yukarıda belirtilen tüm kaslar Eccentiric (kasın uzayarak çalışması) olarak çalışır ve yırtılıp gelişmeye devam ederler. Hızlı yapılırsa bir gelişim gözlenmez.

Bu yüzden vücut ağırlığı ile fly egzersizi orta hızda uygulanmalıdır.

Bodyweight flyes nereyi çalıştırır
Egzersizin çalıştırdığı kaslar

 

Birincil olarak çalışan kaslar;

 

Pectorals – Göğüs Kasları

Göğüs kasları anatomisi
Göğüs anatomisi
  • Pectoralis Major Sternocostal Head

Göğüs kasının orta kısmıdır. Sternum kemiğine (göğsün tam ortasında olan iman tahtası olarak bildiğimiz kemik) bağlantılıdır. Sternumdan başlar ve humerus üst kol kemiğinin dış kısmına bağlanır.

Fitness terimlerinde ise Göğüs, Pectoral, Pecs, Chest olarak geçer.

  • Pectoralis Major Clavicular Head

Göğüs kasının üst kısmıdır. Göğüs kasını, üst kısımda Clavicle köprücük kemiğine bağladığı için Clavicular head ismini almıştır.

Fitness terimlerinde ise Üst Göğüs, Pectorals Upper, Upper Chest, Upper Pecs olarak geçer.

 

İkincil olarak çalışan kaslar;

 

Deltoids – Omuz Kasları

Omuz Kas Anatomisi
Omuz Kas Anatomisi
  • Deltoid Anterior Head

Üç parçadan oluşan omuz kaslarımızın ön kısımda olanıdır.  Clavicle köprücük kemiğinin dış kısmından başlar ve  Humerus üst kol kemiğine bağlanır.

Fitness terimlerde  Ön omuz, Front shoulder olarak geçer.

 

Biceps – Ön Kol Kasları

  • Biceps Brachii Short Head

Biceps Brachii
Biceps Brachii

Üst kol kasıdır.  Kolun vücuda doğru iç kısmında bulunan kısa olanıdır. Scapula omuz kemiğinden başlar, Humerus üst kol kemiğinin vücuda doğru iç kısmından geçer ve oradan ön kol kemiğinin dış kısımında olan Radius kemiğinin üst kısmına bağlanır.

Fitness terimlerinde : Pazu , Biceps short head olarak geçer.

 

  • Brachialis

Brachialis
Brachialis

Ön kol kasıdır. Biceps brachii kaslarının altında bulunur. Humerus kemiğinin orta kısmından başlar ve Ulna ön kol kemiğine bağlanır. Pazunun hacimlenmesine büyük katkı sağlar.

 

Triceps – Arka Kol Kasları

triceps muscle
Triceps Kasları
  • Triceps brachii lateral head

Arka kol kası dış kısım. Humerus üst kol kemiğinin üst dış kısmından başlar, Triceps tendonuna bağlanır. Triceps tendonu ise Ulna ön kol kemiğinin dirseğe yakın kısmına bağlanır.

  • Triceps brachii long head

Arka kol kası iç kısım. Scapula kürek kemiğinin dış kısmından başlar ve Triceps tendonuna bağlanır.

  • Triceps brachii medial head

Arka kol kası alt kısım. Lateral head ve Long head arka kol kaslarının  altında bulunur. Humerus üst kol kemiğinden başlar ve  Triceps tendonuna bağlanır

Fitness terimlerinde Arka kol ve Triceps olarak geçmektedir.

 

 Herkese iyi sporlar.

 

Low Cable Crossover | Nasıl Yapılır?

0
Low Cable Crossover
Low Cable Crossover egzersizinin başlangıç ve bitiş noktaları

 

 

Low Cable Crossover Nedir?

Low Cable Crossover ; Cable cross makinesinin makara gruplarını en alta çekip, aşağıdan yukarı fly hareketi şeklinde yapılan bir üst göğüs egzersizidir.

Makine makaraları ağırlığı stabil olarak vermesi, üst göğüs fly egzersizini daha verimli kılar.

Bu egzersizi genelde, definasyon zamanı yüksek tekrar ile hem yağ yakımı hem de pump etkisi olarak kullanabiliriz.

 

Egzersizin diğer isimleri;

Cable Standing Incline Fly

Low Cable Chest Fly

Lower Cable Crossover

 

Low Cable Crossover Nasıl Yapılır?

Low Cable Crossover
Egzersizin yapılışı
  1. Cablecross makinasının makaralarını el alta çekin. Uygun ağırlığı takın. Makineyi ortalayın ve kollarınızı serbest bırakın. Bu başlangıç pozisyonunuz olacak. Burada dikkat etmeniz gereken vücudun duruş şekli.

  2. Şöyle anlatayım: Ayaklarınız yan yana durursa hareketi yapmanız zorlaşır, kaldırdığınız ağırlık miktarı azalır ve belinize bir yük biner. Eğer bir ayağınızı öne diğerini arkaya atarsanız hareketi yapmanız kolaylaşır ve göğüs kaslarınıza daha çok konsantre olabilirsiniz.

  3. Diğer dikkat edilecek husus; bir ayağınız önde bir ayağınız arkada ağırlığı kaldırırken üst vücut ister istemez öne eğilecektir. Mümkün mertebe üst vücudu yere dik olarak tutun. Gerekirse ağırlık azaltın.

  4. Nefes alın ve ardından nefes vererek ağırlığı kaldırmaya başlayın. Bunu şu şekilde yapacaksınız. Kollar aşağıda serbest pozisyonda iken vücuda çarpmaması için açık vaziyette olur. Kapanış anında kollarınız yere dik ve birbirine bitişik hale gelecek.

  5. Son noktaya geldiğinizde bir saniye kadar bekleyin ve kaldırış hızınıza oranla daha yavaş bir hızda nefes alarak kollarınızı aşağı doğru salın.

  6. Bu egzersiz 3 set 15 tekrar olarak uygulayabilirsiniz. Definasyon döneminde yapıyorsanız set araları süresini uzun tutmayın. Bulk döneminde yapıyorsanız 4×10 tekrar olarak »Decline barbell bench press hareketinden sonra pump yapmak için kullanabilirsiniz.

 

Low Cable Crossover Egzersizinin Püf Noktaları

  • Bu egzersizde de nefes kontrolü oldukça önemlidir. Çekiş ve itiş anında nefes verecek, kollar geriye salınırken nefes alacaksınız.

  • Egzersiz esnasında üst gövdenizi mümkün olduğunca sabit tutmaya çalışın. Peki bunu neden yapıyoruz? Üst gövdeyi sabit tutabilmeniz için karnınızı, yan karnınızı ve göğsünüzü sonuna kadar sıkmak zorunda kalırsınız. Yük altında ki bu negatif kasılmalarda  (kaslarınızı sıkmak ve iniş anında direnç göstermek)  kas gelişimini sağlar.

  • Egzersizi illa ayaklar yan yana yapacağım diyorsanız ağırlık kemeri kullanmanızda fayda var.

 

Low Cable Crossover Nereyi Çalıştırır?

Şimdide egzersizin hareket işleyişini adım adım görelim ve çalışan kasları, çalışma sıraları ile tanıyalım.

Low cable crossover hangi kasları çalıştırır

Low Cable Crossover egzersizi:

Saggital plane (vücuda göre dik düzlem) üzerinde Shoulder (omuz eklemi) ile flexion (eklemin açısının azalması ve extension (eklemin açısının artması) üzerine kurulmuştur.

lower cable crossover

Dikkat edilmesi gereken bir husus var.

Hareket esnasında Omuz eklemi flexion’a  sagittal düzlemde hareket eder gibi görünse de aslında frontal düzlemde başlayıp, sagittal düzlemde sona erer. Yani kollar her iki yana biraz açık iken diagonal bir harekete girip vücudun tam dik ekseninde buluşurlar.

Bu diagonal hareketi yapmasaydık anterior deltoid yani ön omuz kası çok daha etkin bir şekilde çalışacaktı ve üst göğüs kası neredeyse hiç bir yüke maruz kalmayacaktı.

Fakat diagonal hareket sayesinde üst göğüs kası birincil olarak öne çıktı ve sagittal plane üzerinde birleşerek güzel bir sıkıştırmada sağladı.

Low Cable Crossover nereyi çalıştırır
Egzersizin çalıştırdığı kaslar

Üst resimde gördüğünüz üzere çalışan kaslar belirtilmiş. Koyu renk olanlar birincil olarak çalışan, açık renk olanlar ikincil olarak çalışan kaslardır. Hareketin başlangıcından yani kollar açık olan pozisyondan başlayıp itiş ve indirme anlarını tek tek inceleyelim.

 

İtiş anı:

Shoulder flexion kısmında anterior deltoid (ön omuz) hareketi başlatır ve humerus üst kol kemiğini öne doğru çekmeye başlar. Ardından diagonal harekete geçince Pectoralis Major Clavicular Head (üst göğüs) hareketi devralır ve kolları vücuda dik oluncaya kadar kaldırır. Her iki kasta Concentric Contraction (kasın kısılarak çalışması) çalışır, yırtılır ve gelişirler.

cable chest fly

İndirme anı:

Shoulder extension kısmında ise inirme yavaş yapılırsa her iki kasta Eccentric Contraction (kasın uzayarak çalışması) olarak verimli bir şekilde çalışıp, yırtılmaya ve gelişmeye devam ederler. İndirme hızlı yapılırsa gelişim gözlenmez.

Biceps (pazu) ise hem itiş hem de indirme anında Isometric Contraction (sabit boy kasılma) olarak çalışır.

 

Birincil olarak çalışan kaslar;

 

Pectorals – Göğüs Kasları

Göğüs kasları anatomisi
Göğüs anatomisi
  • Pectoralis Major Clavicular Head

Göğüs kasının üst kısmıdır. Göğüs kasını, üst kısımda Clavicle köprücük kemiğine bağladığı için Clavicular head ismini almıştır.

Fitness terimlerinde ise Üst Göğüs, Pectorals Upper, Upper Chest, Upper Pecs olarak geçer.

 

İkincil olarak çalışan kaslar;

 

Deltoids – Omuz Kasları

Omuz Kas Anatomisi
Omuz Kas Anatomisi
  • Deltoid Anterior Head

Üç parçadan oluşan omuz kaslarımızın ön kısımda olanıdır.  Clavicle köprücük kemiğinin dış kısmından başlar ve  Humerus üst kol kemiğine bağlanır.

Fitness terimlerde  Ön omuz, Front shoulder olarak geçer.

 

Biceps – Ön Kol Kasları

  • Biceps Brachii Short Head

Biceps Brachii
Biceps Brachii

Üst kol kasıdır.  Kolun vücuda doğru iç kısmında bulunan kısa olanıdır. Scapula omuz kemiğinden başlar, Humerus üst kol kemiğinin vücuda doğru iç kısmından geçer ve oradan ön kol kemiğinin dış kısımında olan Radius kemiğinin üst kısmına bağlanır.

Fitness terimlerinde : Pazu , Biceps short head olarak geçer.

 

Herkese iyi sporlar.