
Bir ‘kas besini’ olarak süt, bugün bile, en güçlü adamları, vücut geliştirmenin öncüleri arasındaki popülerliğiyle büyülemeye devam ediyor.
Son yıllarda yapılan tüm bilimsel araştırmalar da, bu sporcuların inandığı şeyin kesinlikle doğru ve sütün gücünün sanılanın çok daha ötesinde olduğunu ve gözle görülmeyen, sütün protein peptidlerinin de mucizeler yaratabildiğini ortaya koyuyor.
Evet, sütün kas yapmaya, yağ yakmaya ve iyileşme sürecini hızlandırmaya yaradığını biliyoruz. Son yıllarda keşfedilen olumlu etkileri, kesinlikle onu eczanelerde satılan ilaçlara rakip kılacak nitelikte.
Peki, yatmadan önce çocuklara verilen bu sıvı nasıl oluyor da etkili bir kas yapıcı besin takviyesine dönüşüyor ve bizim besinlere bakış açımızı değiştiriyor?
Bu sorunun yanıtları gerçek deneyimlerde ve bilimsel araştırma sonuçlarında gizli.
ÖNEMİNİ ONLARDA ANLAMIŞTI
Süt, peynir ve çökelek gibi süt ürünlerinin sağlık ve formda yaşam üzerindeki olumlu etkileri 1800’lü yılların sonlarından beri biliniyor.
Bu dönemin ateşli ‘süt savunucuları’ halterlerini havaya kaldırdılar ve hayatlarının en formda dönemini bu sayede yaşadılar. Dahası, bu kişiler son derece de uzun ömürlü oldu:
Efsane güç sembolleri Armand Tanny, Bernarr Macfadden ve George Hackenschmidt 90, 87 ve 89 yaşlarına kadar yaşamayı başardılar.
Sağıldığı saf haliyle değerlendirildiğinde sütün, hücrelerin yenilenme sürecini hızlandırdığını ve sayısız sağlık sorununa karşı etkili olduğunu söylemek mümkün.
Tabii, bu etkilere, daha çok, ısıtılmamış ve pastörize edilmemiş halde olan ve fazla miktarda ‘bioaktif whey’ partikülleri içeren sütlerin sahip olduğunu hemen belirtelim.
“ABD’ye kıyasla, daha fazla süt ürünleri tüketen ülkeler bariz bir şekilde kalp ve damar hastalıklarına, insülin direncine, metabolik sendroma ve obeziteye daha az yakalanıyorlar,” diye başlıyor sözlerine, Beslenme ve Kas Metabolizması Fizyolojisi Uzmanı ve MET-Rx Besin Takviyeleri’nin kurucusu Dr. Scott Connelly.
“Bu ülkelerde insanlar hala, şeker eklenmemiş saf, fermente ya da ekşimiş süt ve süt ürünlerini tüketebiliyor ve böylece glikoz alımını ve yakımını dengeleyebiliyorlar.”
İngiliz araştırmacılar da, sütün diyabet, kalp hastalıkları ve inme gibi hastalıklarla olan ilişkisi üzerine 324 araştırma yayınladılar.
Ayrıca, süt ve kanser bağlantısını da incelediler. Ve bu araştırmaların hepsinin sonuçları, düzenli süt tüketmenin belirgin bir şekilde, kolorektal kanser, diyabet, kalp hastalıkları ve inme risklerini azalttığını destekler nitelikte çıktı.
SÜT VE KASIN MODERN TARİHİ
1899 yılında Bernarr Macfadden, ‘Physical Culture’ (Fizik Kültürü) isimli dergiyi yarattı ve işlem görmemiş sütü ön plana çıkaran yazılar yazmaya başladı. 1923 yılında ise ‘Süt Diyeti: Süt Diyeti Evde Nasıl Bilimsel Bir Şekilde Uygulanır’ başlıklı yazıyı yayınladı.
1930’lu yıllarda, Joseph Hise, sütü kas yapan süper bir besin olarak övmeye başladı. İddiasına göre sadece bir ayda 14 kilo almıştı ve bunun tek sırrı süt ve ‘squat’lardı.
Hise’in bu iddiaları, kısa süre sonra, önce vücut geliştirme ikonu ve 1936 Olimpiyatları Halter Şampiyonu John Grimek tarafından, sonra da pek çok diğer vücut geliştirici tarafından benimsendi.
1950 yılında Mr. USA Armand Tanny, başarısının sırrının bol bol süt içmek olduğunu açıkladı.
1954 yılının Mr. Universe’i Steve Reeves sinemaya geri döndü ve hemen her söyleşisinde süt içmenin kas geliştirme ve sağlık üzerindeki faydalarını anlattı.
1958 yılında, o güne kadar tam 10 kez Mr. Universe seçilen Reg Park, günde 3-4 öğünden oluşan bir diyetin ne kadar başarılı olabileceğinden bahsetti. Bu diyetin bir kuralı da, günde 6 kez ballı süt içmekti.
Ağırlık kaldırmada tüm ulusal rekorları alt üst eden Bruce Randall, 186 kg’lık ağırlığa günde 8-10 litre süt içerek ulaşmıştı. Randall, bundan bir süre sonra, 1959 yılında da Mr. Universe olmayı başardı. Yağsız süt, yine diyetinin önemli bir parçasını oluşturuyordu.
1950’li ve 80’li yıllar arasında, ‘Demir Guru’ olarak da anılan Vince Gironda, Mr. Olympia Larry Scott’tan Clint Eastwood’a dünyanın en iyi vücutlarını eğitti. Gironda’nın ‘Taş Devri’ isimli düşük karbonhidrat diyeti kas geliştirmesi amacıyla bol bol peynir içeriyordu. Scott’un, ‘6 Haftalık Hacim Diyeti’nde ise, bir bardak süt ya da bir parça peynir günde 4 kez ara öğün olarak tavsiye ediliyordu.
1962 yılında, Larry Scott, Mr. America titrini sütün ve süt ürünlerinin faydalarını herkese aktarmak için kullandı.
1977 yılında ise, Arnold Schwarzenegger, ‘Arnold: Bir Vücutçunun Eğitimi’ isimli kitabında yine sütün yararlarından bahsediyordu.